?>

″Stres ve üzüntünün kansere neden olduğunu gösteren bir çalışma bulunmuyor″

Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, stres ve üzüntünün kansere neden olduğunu gösteren bir çalışmanın bulunmadığını söyledi. Bağışıklık sisteminin kanser gelişmesinde ve kanser tanısı konmuş hastaların tedavisinde önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Karabulut, “Ancak, birebir pozitif düşünerek kanserin yenilebileceği, tedavi edilebileceği, ya da tam tersi olarak, çok depresif, stresli olunduğunda ya da çok kötü hayat deneyimi yaşandığında bazı kanserlerin daha sık görüldüğü konusunda da bir kanıt bulunmuyor” dedi..

Sağlık - 5 yıl önce

Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut, stres ve üzüntünün kansere neden olduğunu gösteren bir çalışmanın bulunmadığını söyledi. Bağışıklık sisteminin kanser gelişmesinde ve kanser tanısı konmuş hastaların tedavisinde önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Karabulut, “Ancak, birebir pozitif düşünerek kanserin yenilebileceği, tedavi edilebileceği, ya da tam tersi olarak, çok depresif, stresli olunduğunda ya da çok kötü hayat deneyimi yaşandığında bazı kanserlerin daha sık görüldüğü konusunda da bir kanıt bulunmuyor” dedi. Kent Onkoloji Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bülent Karabulut, toplumda kanserle ilgili doğru kabul edilen pek çok yanlış inanışa dikkat çekti. Bunlardan bazılarını “dert kanser yapar”, “pozitif düşünceyle kanseri yenmek mümkün” ya da “saç boyası, parfüm kanser yapar” diye sıralayan Prof. Dr. Karabulut, “Önemli olan hasta ve hasta yakınlarının gerçek sandıkları her inanışı, öneriyi, kafalarındaki soru işaretlerini doktorlarıyla paylaşması, doğru bilgiye ulaşmasıdır” diye konuştu. Kanserde yanlış inanışları dile getirirken, hastalıklardan korunmada sağlıklı yaşam tarzının benimsenip sürdürülmesine de vurgu yapan Prof. Dr. Karabulut şunları söyledi: “Her türlü toksik maddenin hücre ve DNA’mız üzerinde olumsuz etkisi olduğunu biliyoruz. Bu yüzden toksik maddelerden ne kadar uzak durursak, o kadar sağlıklı yaşayacağımız kesin. Bununla birlikte saç boyaları ve deodorantlar gibi kozmetik maddelerin birebir kanser türleriyle ilişkisi hiçbir araştırmada gösterilmiş değil. Diğer taraftan, başta sigara olmak üzere, bazı kimyasal maddelerin kanser riskini artırdığını biliyoruz. Tütünün dışında bazı sanayi ürünlerinde kullanılan, başta asbest olmak üzere, bazı maddelerin ve petrol ürünlerinin kanser riskini artırdığı bilinen bir gerçek; ama ticari olarak satılan kozmetik malzemelerin kansere neden olduğu bilimsel olarak gösterilmiş değil. Bir diğer yanlış inanış; şekerin kanser hücrelerinin çoğalmasını kolaylaştırdığıyla ilgili. Oysa kanser oluşumunda şekerin direk rol aldığı ya da mevcut kanser hücrelerini beslediği yönünde elde edilen bilimsel bir bilgi yoktur. Şekerden veya şeker içeriği yüksek olan besinlerden yalnız kanser hastaları değil kanser hastası olmayan her bireyin de uzak durması gerekir. Bu yüzden şekerin kanserli hastaların hayatından çıkarılması gibi bir durum söz konusu değildir. Kanser hastaları da herkes gibi ihtiyacı kadar şeker tüketebilir. Kanserin seyri tüketilen şeker miktarının azlığı ya da çokluğuna göre değişmez. Sadece diyabet hastalarında kanser gelişme riskini bir miktar artırdığı tahmin ediliyor. Ancak uzmanlar bu etkilenmenin nedeninin şeker tüketimiyle değil, aşırı kilo ile ilişkili olduğunu düşünüyor. Çünkü aşırı kilo ve sedanter yaşam kanser riskini artırıyor." "Pozitif düşünce ise kanser tedavisinde son derece önemli; ama tek başına hastalığı yenmek için yeterli değil" Öte yandan Prof. Dr. Karabulut, toplumda derdin kansere neden olduğu gibi bir yanlış inanışın da bulunduğunu söyledi. Karabulut, sözlerini şöyle sürdürdü; “Stres ve üzüntünün kansere neden olduğunu gösteren bir çalışma bulunmuyor. Bağışıklık sistemi kanser gelişmesinde ve kanser tanısı konmuş hastaların tedavisinde önemlidir; ancak, birebir pozitif düşünerek kanserin yenilebileceği, tedavi edilebileceği; ya da tam tersi olarak, çok depresif, stresli olunduğunda ya da çok kötü hayat deneyimi yaşandığında bazı kanserlerin daha sık görüldüğü konusunda da bir kanıt bulunmuyor. Pozitif düşünce ise kanser tedavisinde son derece önemli; ama tek başına hastalığı yenmek için yeterli değil. Hastaların hem fiziksel, hem de ruhsal sağlıklarının bütünleşik olarak korunabilmesi gerekiyor. Özellikle ameliyat, ilaç tedavisi ve radyoterapi tedavisi sırasında hastanın psikolojisi iyi olduğunda, sonuçlar da çok daha iyi oluyor ve hastalar tedaviyi tolore edebiliyor.”

Haftanın Öne Çıkanları

Uzmanlar uyardı: Beden ve ruh sağlığı için günde 30-45 dakika egzersiz

2021-12-30 00:00 - Sağlık

Şanlıurfa’da bir prestijli cadde daha yapıldı

2021-12-28 00:00 - Güncel

Galatasaray, Denizlispor maçında konuşulan isim kaleci Abdülkadir Sünger

2021-12-29 00:00 - Spor

Devrilen otomobilin sürücüsü öldü

2021-12-30 00:00 - Güncel

Bingöl’de bitkin halde bulunan tilkiye sahip çıktılar

2022-01-03 00:00 - Güncel

Bilgi yarışmasında birincilik ödülü GKV’nin

2021-12-30 00:00 - Eğitim

Muradiye’de odunluk yangını

2021-12-31 00:00 - Güncel

İlk yerli aşı TURKOVAC Elazığ’da uygulanmaya başlandı

2021-12-30 00:00 - Sağlık

Diyarbakır’da trafo hırsızları tutuklandı

2021-12-29 00:00 - Güncel

Bu pille titremeye son

2022-01-03 00:00 - Sağlık

İlgili Haberler

Geçmeyen karın şişliği yumurtalık kanseri belirtisi olabilir

09:57 - Sağlık

"Akciğer sağlığını korumak için belirtileri hafife almayın"

09:59 - Sağlık

Samsun’da Faz 1 Klinik Araştırma Merkezi hizmete girdi

11:40 - Sağlık

Şaphane Gaipler köyünde içme suyu için 220 metrelik sondaj

09:11 - Sağlık

Cildi yaşlandıran hatalar

10:31 - Sağlık

Günün Manşetleri

Diyarbakır’da yeni mahsul fıstık tezgâhlarda

11:59 - Diyarbakır

Kayapınar’daki silahlı saldırı davasında ilk duruşma

11:06 - Diyarbakır

Aküzüm, sendikal teşkilatla bir araya geldi

11:02 - Diyarbakır

Çüngüş’te dağ keçileri kamerada

10:56 - Diyarbakır

Diyarbakır’da waffle ilgisi büyüyor

10:50 - Diyarbakır