Tarihi Sur sokaklarında yankılanan kaval sesi, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Bu sesin sahibi ise 60 yaşındaki Remzi Duran. Ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle bir müzik enstrümanı satın alamayan Duran, çözümü kendi kavalını yapmakta buldu. Su borusundan yaptığı kaval ile yıllardır sokaklarda ezgiler seslendiren Duran, azmi ve yeteneğiyle görenlerin takdirini kazanıyor.
Kendi İmkânlarıyla Enstrümanını Yaptı
Çocukluk yıllarından bu yana müziğe ilgi duyduğunu belirten Remzi Duran, maddi imkânsızlıklar nedeniyle hayalini kurduğu enstrümanlara sahip olamadığını söyledi. Müziğe olan sevgisinden vazgeçmeyen Duran, su borusundan kendi kavalını yaparak bu tutkusunu sürdürdü.
Yıllar içinde hiçbir kurs veya eğitim almadan kaval çalmayı öğrenen Duran, bugün Sur'un tarihi atmosferinde seslendirdiği ezgilerle vatandaşların beğenisini topluyor.
Turistlerin de İlgi Odağı Oldu
Özellikle Sur ilçesinin tarihi mekânlarında kaval çalan Duran, yerli ve yabancı ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Sokaklarda yükselen melodiler, bölgeyi ziyaret eden turistlerin ilgisini çekerken birçok kişi bu anları cep telefonlarıyla kayıt altına alıyor.
Vatandaşlar, Duran'ın kendi yaptığı kaval ile ortaya çıkardığı ezgilerin bölgenin kültürel dokusuna ayrı bir renk kattığını ifade ediyor.
"Kaval Çalmak Benim Hobim"
Kaval çalmanın kendisi için bir yaşam tutkusu olduğunu söyleyen Remzi Duran, şu ifadeleri kullandı:
"60 yaşındayım. Kaval çalmayı kendi kendime öğrendim. Maddi durumum iyi olmadığı için bir enstrüman satın alamadım. Bunun üzerine su borusundan kendime bir kaval yaptım. Sokaklarda çaldığım ezgiler vatandaşların ilgisini çekiyor. Kaval çalmak benim hobim ve bunu severek yapıyorum."
Azim ve Sanatın Hikâyesi
Remzi Duran'ın hikâyesi, imkânsızlıkların hayallerin önünde engel olmadığını bir kez daha gösteriyor. Kendi imkânlarıyla yaptığı enstrümanla sokaklara müzik taşıyan Duran, hem geleneksel kaval kültürünü yaşatıyor hem de Diyarbakır'ın tarihi atmosferine farklı bir renk katıyor.
Sur sokaklarında yankılanan kaval sesleri, bölgenin kültürel zenginliğini yansıtırken, Remzi Duran'ın yaşam öyküsü de sanat sevgisinin ve azmin en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.