<div><span><span>Uzman Klinik Psikolog Müjde Yahşi konu hakkında şu bilgileri verdi.</span></span></div> <div><span><span>Çocuklar 2 sebepten dolayı çok soru sorarlar. Ya meraklı oldukları için ya da kaygılı oldukları için.</span></span></div> <div><span><span>Merakından dolayı soru soran çocukların amacı, yeni bir bilgi edinmektir ama kaygılı olan çocukları amacı, kendilerini rahatlatmaktır.</span></span></div> <div><span><span>1- Meraklı çocuklar: “Depremler nasıl oluşur?, En şiddetli deprem nerede olmuştur?, Denizlerde de deprem olur mu” gibi keşfetmeyi ve öğrenmeyi amaçlayan çocukların sorularıdır.</span></span></div> <div><span><span>2- Kaygılı çocuklar: “Ya deprem olursa?, Ya depremde göçük altında kalırsak?, Ya o göçükte bizi bulamazlarsa? Ya hiçbir zaman kurtulamazsak?... gibi ardı arkası bitmeyen, felaket tablosu çizen ve havadan nem kapan evhamlı çocukların sorularıdır. </span></span></div> <div><span><span>Dolayısıyla kaygılı çocuğunuz varsa çocuğunuzun sorduğu her soruya ayrıntılı cevaplar vererek çocuğunuzu rahatlatma çabasına girmeyin. Zira çabanızın mesajı: “Annem / babam beni ikna etmeye çalışıyor” olacaktır. Unutmayın, ikna var ise direnç de vardır! </span></span></div> <div><span><span>Çocuğunuzu her rahatlatma çabanız çocuğunuzun zihninde yeni sorular doğurur ve çocuğunuz sonu gelmeyen sorularla sizi bunaltabilir. </span></span></div> <div><span><span>Sizlere önerim; kaygılı bir çocuk karşısında öncelikle siz kaygınızı kontrol etmeye çalışın. Çocuğuzun sorularına cevap verirken rahat bir tavır sergileyin, çocuğunuzun ilk bir/iki sorusuna detaylara girmeden alelade cevap verin ve kesinlikle açıklamalar yapmaktan kaçının çünkü çocuğuzun belli bir bilişsel kapasitesi olduğunu hatırlayın.</span></span></div> <div><span><span>Olağanüstü bir olay karşısında bile, olağan tepkiler vererek çocuğunuzu kaygılı bir kişilik geliştirmesinden koruyun. <strong>(İLKHA)</strong></span></span></div>