USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Karacadağ’da 48 Derecelik Mesai

Diyarbakır’ın Karacadağ eteklerinde aylar süren emekle yetiştirilen domatesler, 40 dereceyi aşan sıcaklıkta işçilerin yoğun mesaisiyle kurutuluyor. Tuzlanıp beyaz örtülere serilen domatesler, işlendikten sonra Avrupa ve ABD başta olmak üzere farklı ülkelere ihraç ediliyor.

Diyarbakır’ın Karacadağ bölgesinde tarlalarda aylar süren üretimin ardından hasat edilen domatesler, kavurucu sıcaklık altında kurutularak dünya sofralarına gönderiliyor.

Bölgede nisan ayında yüzlerce dekar alanda toprakla buluşturulan domates fideleri; gübreleme, çapa ve sulama gibi zahmetli aşamalardan geçtikten sonra hasat dönemine ulaştı. Tarlalardan toplanan tonlarca domates, kurutma alanlarına taşınarak burada işçilerin yoğun mesaisiyle işleniyor.

Gün doğmadan başlayan mesai

Hasat edilen domatesler, kurutma alanında işçiler tarafından ortadan ikiye ayrılıyor. Ardından beyaz örtülerin üzerine serilen ürünler tuzlanarak güneş altında kurumaya bırakılıyor.

Bölgedeki çalışma, yüksek sıcaklık nedeniyle günün erken saatlerinde başlıyor. İşçiler, güneşin etkisini artırmadan mesaiye başlayarak öğle saatlerine kadar yoğun şekilde çalışıyor.

Çalışanlardan Hatice Çetinkaya, mesainin sabah erken saatlerde başladığını belirterek, “Saat 05.00’te işbaşı yapıyoruz, 13.00’te çıkıyoruz. Çok zor bir iş. Hava da çok sıcak” dedi.

“Sıcak olmazsa domates kurumaz”

Yaklaşık 10 yıldır her yaz kurutmalık domates işinde çalışan Vedat Kayaş ise Siverek’ten geldiklerini söyledi.

Domateslerin kurutulmadan önce tuzlandığını anlatan Kayaş, ürünün yaklaşık bir hafta içerisinde istenilen kıvama ulaştığını belirterek, yüksek sıcaklığın işi zorlaştırmasına rağmen kurutma için gerekli olduğunu ifade etti.

Kayaş, “Sıcaklık bayağı fazla, zorlanıyoruz. Mecburen yapmak zorundayız. Bu iş sıcakta olması lazım. Sıcak olmazsa bunlar kurumaz” diye konuştu.

Tarladan sofralara, oradan dünya pazarına

Karacadağ eteklerinde üretim yapan iş insanı Mustafa Çubuk, hasat döneminin yoğun şekilde devam ettiğini belirterek Diyarbakır’ın farklı bölgelerinden gelen mevsimlik işçilerin de üretime katkı sunduğunu söyledi.

Çubuk, sıcaklığın bazı günlerde 45-48 dereceye kadar çıktığını belirterek, domateslerin tuzlanıp güneşte kurutulduktan sonra farklı tesislerde işlenmek üzere gönderildiğini aktardı.

Yaklaşık dört aylık üretim sürecinin zahmetli olduğunu vurgulayan Çubuk, tarladaki hazırlıkların çapa, gübreleme ve sulama aşamalarıyla başladığını, hasat döneminde ise yoğun bir çalışma yürütüldüğünü kaydetti.

Çubuk, kurutulan domateslerin işlenmesinin ardından yurt dışına ihraç edildiğini belirterek, bölgedeki üretimin dünya mutfağına ulaştığını ifade etti.

“45-48 derece insanı yoruyor”

Üretim sürecini anlatan Mehmet Salih Temel de fide dikiminin mart ve nisan aylarında başladığını, sonrasında çapa, sulama ve gübreleme çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Hasat edilen domateslerin araçlara yüklendiğini, daha sonra dilimlenerek tuzlandığını anlatan Temel, kuruyan ürünlerin toplanarak işlenmek üzere gönderildiğini belirtti.

Temel, “Diyarbakır sıcağı 45-48 derece, insanı bayağı yoruyor. Ama domatesin kuruması için bu sıcaklık gerekiyor. 4-5 günde kurutup nemini aldıktan sonra temiz şekilde gönderiyoruz” dedi.

Avrupa ve ABD’ye gönderiliyor

Karacadağ’da güneş altında kurutulan domatesler, üretim alanındaki işlemlerin ardından firmalar aracılığıyla batı illerindeki tesislere ulaştırılıyor. Burada çeşitli işlemlerden geçirilen ürünler, başta İtalya, Hollanda ve ABD olmak üzere farklı dış pazarlara ihraç ediliyor.

Yaklaşık dört ay süren üretim ve hasat döneminde, bir yandan yüksek sıcaklıkla mücadele eden işçiler diğer yandan Diyarbakır’ın tarımsal ürünlerinden birini dünya pazarına kazandırmak için yoğun mesai harcıyor.

KAYNAK: İHA

o sohbet