200 Yıllık Vakıf Geleneği Diyarbakır’da Yaşatılıyor

Osmanlı döneminden günümüze ulaşan vakıf kültürü, Diyarbakır’da anlamlı bir etkinlikle yeniden hayat buldu. Yaklaşık 200 yıllık vakıf şartını yerine getiren Vakıflar Bölge Müdürlüğü ekipleri, hastanede tedavi gören çocukları ziyaret ederek mevsim meyveleri ve oyuncaklar dağıttı.

200 Yıllık Vakıf Geleneği Diyarbakır’da Yaşatılıyor

Diyarbakır’da kökleri Osmanlı İmparatorluğu dönemine uzanan vakıf geleneği, aradan geçen yüzyıllara rağmen yaşatılmaya devam ediyor. 1871 yılında kurulan Feyzi Efendi bin Hasan Vakfı’nın vakfiyesinde yer alan “Ayın ilk cuma günü hasta bireylere mevsim meyveleri dağıtılması” şartı, bu yıl da anlamlı bir etkinlikle yerine getirildi.

Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen program kapsamında Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören çocuklar ve refakatçi yakınları ziyaret edildi. Etkinlikte çocuklara mevsim meyveleri ikram edilirken, çeşitli oyuncaklar da hediye edildi.

Asırlık Hayır Şartı Yerine Getirildi

Etkinlik kapsamında özenle hazırlanan meyve paketleri, hastane personelinin desteğiyle çocuklara ulaştırıldı. Vakıf görevlileri, servisleri tek tek gezerek hem çocuklarla yakından ilgilendi hem de ailelerle sohbet etti. Yapılan ziyaretler, hastane ortamında moral ve motivasyonun artırılmasına katkı sağladı.

“İyilik Gönülden Geldiğinde Değer Kazanır”

Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Hakan Demir, vakıf kültürünün toplumun dayanışma ruhunu güçlendiren önemli bir miras olduğunu belirterek, gerçekleştirilen faaliyetlerin yalnızca yardım amacı taşımadığını ifade etti.

Demir, “Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bu çalışmalar, iyiliğin ve toplumsal sorumluluk bilincinin canlı tutulmasına katkı sunuyor. Yardımın büyüğü ya da küçüğü yoktur. Önemli olan gönülden gelmesi ve ihtiyaç sahibine ulaşmasıdır” dedi.

Osmanlı’dan Günümüze Uzanan İyilik Köprüsü

Mazbut vakıfların vakfiyelerinde yer alan şartların yerine getirilmesine büyük önem veren Vakıflar Genel Müdürlüğü, bu tür etkinliklerle hem tarihi mirası koruyor hem de toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor.

Asırlar önce yazılan bir vakıf şartının bugün hâlâ uygulanıyor olması, Osmanlı'nın yardımlaşma ve hayır anlayışının günümüzde de yaşamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Diyarbakır’da gerçekleştirilen bu anlamlı ziyaret, küçük bir iyiliğin bile büyük mutluluklara vesile olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.