Diyarbakır’ın binlerce yıllık tarihine tanıklık eden surları, geçmişte ciddi bir yıkım tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. 1930’lu yılların başında, dönemin kent yönetiminin surların şehrin hava dolaşımını engellediği yönündeki değerlendirmesi üzerine bazı bölümlerde yıkım çalışmaları başlatıldı.
Tam da bu dönemde Diyarbakır’a gelen Fransız mimar ve arkeolog Albert-Louis Gabriel, surların yıkılmasına sessiz kalmadı. Tarihi yapının yalnızca taşlardan oluşan bir duvar olmadığını ortaya koyan Gabriel, surların üzerindeki kitabeler, kabartmalar, figürler ve mimari özelliklerin bölgenin geçmişine dair önemli bilgiler taşıdığına dikkat çekti.

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr.Şervan Gökhan, Gabriel’in hazırladığı raporlarla Ankara’ya başvurduğu ve Diyarbakır Surları’nın tarihi ve kültürel önemini yetkililere aktardığı ifade edildi. Bu girişimlerin ardından surlardaki yıkım çalışmalarının durdurulduğu, ancak bazı bölümlerin bu süreçte tamamen ya da kısmen kaybedildiği belirtti.
Bugün dünyanın en önemli tarihi mirasları arasında gösterilen Diyarbakır Surları, Hevsel Bahçeleri ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Surların korunmasında önemli rol oynayan isimlerden biri olan Albert-Louis Gabriel’in Diyarbakır’a ilişkin çalışmaları ise tarih araştırmacıları açısından dikkat çekiyor.
Gabriel’in geçmişte fotoğrafladığı ve yıkımdan kurtulmasında önemli rol oynadığı belirtilen Tek Beden Burcu, bugün onun Diyarbakır tarihindeki katkısını hatırlatan önemli yapılardan biri olarak öne çıkıyor.
Diyarbakır’ın tarihi mirasının korunması için mücadele eden Albert-Louis Gabriel’in adının, kentin önemli tarihi noktalarından birinde yaşatılması yönündeki öneri de yeniden gündeme geldi. Kent sakinleri, Diyarbakır Surları’nın korunmasına katkı sunan bu önemli ismin daha fazla tanınması ve hatırasının yaşatılması gerektiğini belirtiyor.
