Hem mahalle sakinlerinin hem de ziyaretçilerin ilgisini çeken kahvehane, kısa sürede vatandaşların gözdesi haline geldi.
35 yıllık satranç geleneği yaşatılıyor
Kahvehane işletmecisi Yunus Baytok, gazetemiz mikrofonuna yaptığı açıklamada, bu farklı konseptin yıllar öncesine dayandığını belirtti. Baytok, “Diyarbakırlıyım. İnsanların dikkatini çeken, buranın bir kahvehane olmasına rağmen satranç oynanan bir yer olması. Kahvehaneler genelde boş oturulan ve vakit geçirilen yerler olarak bilinir ancak burası farklı. Burada bir zeka ve strateji oyunu olan satranç oynanıyor. Bu aslında babamdan kalan bir gelenek,” dedi.

1991’de başlayan hikâye
Baytok, bu kültürün 1991 yılında babası tarafından başlatıldığını ifade ederek, “Babam o yıllarda bir çay ocağı açıyor. Amacı sadece çay satarak geçimini sağlamak. O dönemde medreselerde imam arkadaşlarıyla satranç oynuyorlarmış. Müşteriler babamın satrançta iyi olduğunu duyunca ‘Bize de satranç getir, öğret’ demişler. Babam da satranç getirerek öğretmeye başlamış. Zamanla kahvede birçok kişi satranç oynamaya başladı,” diye konuştu.
Satranç, kahve kültürünü değiştirdi
Yaklaşık 35 yıldır aynı geleneği sürdürdüklerini dile getiren Baytok, satrancın kahvehane kültürünü dönüştürdüğünü vurguladı. “O zamandan bu yana burada satranç oynuyoruz. Bilmeyen ama ilgisini çeken kişilere de öğretmeye devam ediyoruz. Medreselerde öğretilen satrancı, babamın çabasıyla bugünlere taşıdık,” ifadelerini kullandı.
Zararlı alışkanlıklara karşı zihinsel bir alternatif
Satranç oyununun bireyler üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Baytok, “Bu oyun bir strateji ve zeka oyunu. İnsanları kötü alışkanlıklardan ve boş zaman geçirmekten alıkoyan bir yönü var. Satranç oynarken insanlar düşünüyor, plan yapıyor, strateji geliştiriyor ve taktikler öğreniyor,” dedi.

Turistler de ilgi gösteriyor
Kahvehanenin zaman zaman turistlerin de uğrak noktası haline geldiğini belirten Baytok, satrancın evrensel bir dil olduğunu ifade etti. “Babam 2020 yılında koronavirüs nedeniyle vefat etti. Onun başlattığı geleneği ben sürdürüyorum. Bazen turistler de geliyor. Dillerini bilmiyoruz ama satranç evrensel bir oyun olduğu için kurallar herkes tarafından biliniyor. Bu sayede onlarla da oynayabiliyoruz,” şeklinde konuştu.
Bir kültür mirası yaşatılıyor
Baytok, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Babamdan kalan bu geleneği sürdürürken aynı zamanda bunu bir kültür haline getirdik. Boş zaman geçirmek yerine satranç oynayarak kendimizi geliştiriyoruz.”
Diyarbakır Bağlar’daki bu sıra dışı kahvehane, hem geçmişten gelen bir mirası yaşatıyor hem de topluma farklı bir sosyalleşme alanı sunuyor.

