Diyarbakır Çayönü’nde 7 bin yıllık madencilik izleri ortaya çıktı

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi’nde devam eden kazılarda, yaklaşık 7 bin yıl öncesine tarihlenen bir maden işliği gün yüzüne çıkarıldı. İşlik ve çevresinde bulunan yaklaşık 42 malakit ve bakır nesne, bölgedeki erken dönem madencilik faaliyetlerinin boyutuna ilişkin önemli bilgiler sundu.

Ergani ilçesinde bulunan ve insanlık tarihinin en eski yerleşim alanlarından biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi, yeni buluntularla geçmişe ışık tutmaya devam ediyor. 2026 yılı kazı sezonunda yürütülen çalışmalarda, yaklaşık 7 bin yıl öncesine ait olduğu değerlendirilen bir maden işliği ile çok sayıda malakit ve bakır nesne tespit edildi.

Çayönü Tepesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Müzecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında sürdürülen kazılarda bu yıl özellikle madencilik faaliyetlerine ilişkin dikkat çekici verilere ulaşıldı.

Kazı ekibinin batı kesimde yürüttüğü çalışmalarda ortaya çıkarılan işliğin yaklaşık 5 metrekarelik bir alanı kapsadığı belirlendi. İşliğin merkezinde ve yakın çevresinde ham malakit parçalarının yanı sıra işlenmiş ve yarı işlenmiş malakitler, bakır boncuklar ve farklı bakır nesneler bulundu.

Merkezi bölümde 18 malakit tespit edilirken, işliğin çevresindeki buluntularla birlikte sayı yaklaşık 24-25'e ulaştı. Daha geniş kazı alanında belirlenen diğer örneklerle birlikte malakit ve bakır buluntularının toplamının yaklaşık 42 olduğu bildirildi.

Madencilikte uzmanlaşmanın izleri bulundu

Kazı Başkanı Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, ortaya çıkarılan işliğin Çayönü'ndeki madencilik faaliyetlerinin gelişimine ilişkin önemli veriler sunduğunu belirtti.

İşliğin içerisinde farklı aşamalarda işlenmiş malakitlerin bir arada bulunmasının, burada yalnızca hammaddenin depolanmadığını, aynı zamanda üretim faaliyetlerinin gerçekleştirildiğini gösterdiğini ifade eden Sarıaltun, Çayönü sakinlerinin madencilik konusunda belirli bir uzmanlaşmaya ulaştığına dikkat çekti.

İşliğin çevresinde bulunan dikme delikleri de kazı ekibinin dikkatini çeken unsurlar arasında yer aldı. En az altı dikme deliğinin tespit edildiği alanda, ustaların çalışma sırasında güneşten korunmasını sağlayan bir gölgelik bulunduğu değerlendiriliyor.

Bu durum, dönemin üretim faaliyetlerinin yalnızca teknik yönünü değil, işçilerin çalışma koşullarına ilişkin ayrıntıları da ortaya koyması açısından önem taşıyor.

Madencilik geçmişi 9 binli yıllara kadar uzanıyor

Çayönü Tepesi'ndeki araştırmalar, bölgede madencilik faaliyetlerinin günümüzden yaklaşık 11 bin yıl önce başladığına ilişkin veriler ortaya koymuştu.

Yeni bulunan işliğin ise MÖ 6900-6800 yıllarına tarihlendirildiği belirtiliyor. Böylece Çayönü'nde MÖ 9100'lerde başladığı bilinen madencilik faaliyetlerinin yaklaşık 3 bin yıllık bir süreç boyunca devam ettiği yönündeki değerlendirmeler güçleniyor.

Sarıaltun, yeni işliğin önceki buluntulardan farklı olarak bütün sınırlarıyla ortaya çıkarılmış olmasının da önemli olduğunu belirterek, Çayönü'nün madencilik tarihine ilişkin mevcut bilgilerin bu keşifle birlikte daha ileri bir noktaya taşındığını ifade etti.

Çayönü'nün geçmişi 12 bin yıl öncesine uzanıyor

Dicle Havzası içerisinde, Ergani Ovası'nda yer alan Çayönü Tepesi'ndeki yerleşim geçmişi MÖ 12 binli yıllara kadar uzanıyor.

Alan, 1963 yılında gerçekleştirilen yüzey araştırmaları sırasında tespit edildi. İlk kazılar ise 1964 yılında Prof. Dr. Halet Çambel ve Prof. Dr. Robert J. Braidwood tarafından başlatıldı.

Çayönü, insan topluluklarının göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçişi, avcılık ve toplayıcılıktan üretime yönelmesi ve tarımın ortaya çıkışı gibi insanlık tarihinin önemli dönüm noktalarına ilişkin sunduğu veriler nedeniyle arkeoloji dünyasında özel bir yere sahip.

Güvenlik gerekçesiyle 1991 yılında ara verilen kazılar, 2015'te yeniden başladı. O tarihten bu yana sürdürülen çalışmalarla Çayönü'ndeki farklı yerleşim evreleri ve günlük yaşam izleri daha ayrıntılı şekilde araştırılıyor.

Çayönü'nde yeni bir dönem daha ortaya çıkarıldı

2026 sezonunda batı kesimde sürdürülen kazılarda yalnızca madencilik faaliyetlerine ilişkin buluntulara ulaşılmadı. Kazı ekibi, Çanak Çömlekli Neolitik dönemin erken evrelerinden Proto-Hassuna dönemine ait seramik örneklerini de ortaya çıkardı.

Sarıaltun, söz konusu dönemin MÖ 6800-6600 yılları arasına tarihlendirildiğini belirterek, karbon-14 ve diğer analizlerin tamamlanmasının ardından buluntuların tarihlendirilmesine ilişkin daha kesin sonuçlara ulaşılacağını söyledi.

Kazı çalışmalarında ayrıca kemik, taş, çakmaktaşı ve obsidyen işliklerine ilişkin buluntular da tespit edildi. Bu verilerin, Çayönü'nde yaşayan insanların günlük yaşamlarında kullandıkları araçları nasıl ürettiklerinin anlaşılması açısından önem taşıdığı kaydedildi.

Çayönü Tepesi'nde sürdürülen çalışmaların, yalnızca bölgenin değil, insanlığın yerleşik yaşama ve üretime geçiş sürecinin anlaşılmasına da katkı sağlamaya devam ettiği belirtildi.

KAYNAK: İHA