Diyarbakır’da yaz sıcakları günlük yaşamı doğrudan etkilemeye devam ediyor. Hava sıcaklığının yüksek seyrettiği kentte, pazar günü olmasına rağmen cadde ve sokaklarda alışılmış hafta sonu yoğunluğu yaşanmadı.
Özellikle öğle saatlerinde güneşin etkisini artırmasıyla birlikte kent merkezindeki yaya hareketliliği belirgin şekilde azaldı. Normal günlerde yoğunluğun görüldüğü bazı cadde ve sokaklarda sessizlik hakim olurken, dışarı çıkmak zorunda olmayan vatandaşlar sıcaklığın etkili olduğu saatlerde evlerinde kalmayı tercih etti.
Eyyam-ı Bahur nedir?
Halk arasında yazın en sıcak ve bunaltıcı günlerini tanımlamak için kullanılan Eyyam-ı Bahur, Arapça kökenli geleneksel bir ifade olarak biliniyor. “Eyyam” günler, “Bahur” ise sıcak buğu ve tütsü anlamlarıyla açıklanıyor.
Eyyam-ı Bahur, meteorolojide belirli tarihleri olan resmi bir hava olayı olarak kabul edilmiyor. Ancak Türkiye’de genellikle temmuz sonu ile ağustos ayının ilk günlerinde yaşanan yüksek sıcaklıkları tanımlamak için kullanılıyor. Uzman değerlendirmelerine göre bu dönem her yıl aynı tarihlerde ve aynı şiddette yaşanmayabiliyor.
Sıcaklık kent yaşamını yavaşlattı
Diyarbakır’da yüksek sıcaklıkların etkisiyle özellikle açık alanlardaki hareketlilik azalırken, vatandaşlar gölgeli ve serin bölgeleri tercih ediyor. Kentte pazar gününün de etkisiyle cadde ve sokaklardaki yoğunluğun daha düşük olması dikkat çekti.
Uzmanlar, sıcak havanın en yoğun hissedildiği saatlerde zorunlu olmadıkça uzun süre güneş altında kalınmaması, bol sıvı tüketilmesi ve özellikle çocuklar ile yaşlıların sıcak hava koşullarına karşı daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Güneydoğu Anadolu’da sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkabileceğine ilişkin değerlendirmeler de yapılıyor.
Diyarbakır’da kavurucu sıcakların etkisiyle pazar günü kentin alışılmış hareketliliğinin yerini sakinliğe bırakması, yaz sıcağının günlük yaşam üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
