Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde yer alan ve 1920’li yıllarda kurulan bir dükkân, tüm toplumsal ve ekonomik değişimlere rağmen kapılarını açık tutmaya devam ediyor. Dört Ayaklı Minare çevresinde bulunan bu asırlık mekân, kentin köklü ticaret geleneğini bugüne taşıyan nadir örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Ailesinin geçmişinin bu dükkânla iç içe olduğunu belirten esnaf Muzeffer Bağlan, Sur sokaklarında geçen bir ömrün tanıklığını yapıyor. Bağlan, “1920’lerden önce ailemiz bu dükkânı yapmış. Ben Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu bu sokaklarda doğdum. Çocukluğum, gençliğim burada geçti. Hayata dair ne öğrendiysem, bu sokaklarda esnafların arasında öğrendim,” dedi.

Geçmişte bölgenin üretim ve ticaretin merkezi olduğunu vurgulayan Bağlan, Sur’un canlı ticari yapısına dikkat çekti. Bağlan, “Eskiden bu sokaklarda iplikçiler, kilimciler, kazancılar, leblebiciler vardı. Üretim ve satış aynı mekânda yapılırdı. Zamanla bu dükkânların çoğu başka yerlere taşındı. Ancak bizim dükkânımız, bir asrı aşan geçmişiyle hâlâ burada hizmet vermeyi sürdürüyor,” ifadelerini kullandı.

Esnaflık geleneğinin kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirten Bağlan, bu kültürü yaşatmanın kendileri için bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. “Dededen babaya, babadan evlada kalan bu mirası ve kültürü elimizden geldiğince aynı şekilde sürdürmeye çalışıyoruz,” diye konuştu.
Yüzyılı aşkın süredir ayakta kalan dükkân, yalnızca bir ticaret noktası olmanın ötesinde, Diyarbakır’ın kültürel hafızasında da önemli bir yer tutuyor. Tarihi Sur’un dokusu içinde varlığını sürdüren bu tür işletmeler, geçmiş ile bugün arasında güçlü bir köprü kurmaya devam ediyor.
