AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Kobani’ye gönderilmek istenen yardım tırlarıyla ilgili tartışmalara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yardım sürecinin başından itibaren devletin açık bir yol haritası çizdiğini vurgulayan Ensarioğlu, yaşananların insani değil, siyasi bir gösteriye dönüştürüldüğünü savundu.
Ensarioğlu, olayın yaşandığı gün hem dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, hem Şanlıurfa Valisi hem de Suruç Kaymakamı ile art arda telefon görüşmeleri yaptığını belirterek, sivil toplum kuruluşlarının yardım toplama taleplerinin de bu görüşmelerde ele alındığını ifade etti. Söz konusu yardımların ulaştırılması konusunda devletin net bir tutum ortaya koyduğunu dile getiren Ensarioğlu, Efkan Ala’nın, “Ne kadar yardım yapılacaksa ve nereye gönderilecekse, Kızılay ve AFAD aracılığıyla teslim edilmesi” yönünde açık bir çağrı yaptığını aktardı.
Yardımların Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep veya Kilis’te resmi kurumlara teslim edilebileceğinin belirtildiğini söyleyen Ensarioğlu, bu süreçte tüm teslimatların görüntülenmesi, tutanak altına alınması ve zabıtla kayıt altına alınmasının da özellikle vurgulandığını kaydetti. Devletin bu yardımları Suriye hükümetiyle yapılacak görüşmeler sonucunda en kısa sürede ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı taahhüt ettiğini ifade eden Ensarioğlu, buna rağmen farklı bir yol izlenmesinin anlamlı olmadığını savundu.
Suruç ve Mürşitpınar Sınır Kapısı üzerinden ısrarla yardım sokulmak istenmesini eleştiren Ensarioğlu, “Bu tutum insani bir hamle değil, siyasi bir şovdur” dedi. Yardım tırlarının sınırda dolaştırıldığını, durdurmalar ve açıklamalarla kamuoyunda algı oluşturulmaya çalışıldığını belirten Ensarioğlu, söz konusu tırların sonunda Diyarbakır’a geri döndüğünü hatırlattı.
Açıklamasında sert ifadelere yer veren Ensarioğlu, “Eğer o gün bu yardımlar Kızılay ya da AFAD’a teslim edilseydi, bugün çoktan ihtiyaç sahiplerinin eline ulaşmıştı. Kimse kusura bakmasın” diyerek eleştirilerini sürdürdü.
Ensarioğlu’nun açıklamaları, Kobani’ye yardım sürecinde izlenen yöntemler ve siyasi tartışmaların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Açıklamalar, yardım organizasyonlarının hangi kanallar üzerinden yapılması gerektiği konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.
