Yanık Çarşısı’nda 55 yıldır aynı tezgâh

Diyarbakır’ın tarihi Sur içi bölgesinde yer alan Yanık Çarşısı’nda (Çarşiya Şewitî) yarım asrı aşkın süredir esnaflık yapan Şahabettin Uğur, 46 yıldır şal, puşi ve kefiye üretimi ile satışını sürdürüyor.

Yanık Çarşısı’nda 55 yıldır aynı tezgâh

Diyarbakır’ın tarihi Sur içi bölgesinde yer alan Yanık Çarşısı’nda (Çarşiya Şewitî) yarım asrı aşkın süredir esnaflık yapan Şahabettin Uğur, 46 yıldır şal, puşi ve kefiye üretimi ile satışını sürdürüyor. Kentin kültürel hafızasını taşıyan isimlerden biri olan Uğur, mesleğini ve asırlık şal geleneğini gazetemiz mikrofonuna anlattı.

150 yıllık şal geleneğini sürdürüyoruz

Diyarbakır’da şal üretimi ve satışının köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Şahabettin Uğur, “Diyarbakır’da 46 yıldır şal, puşi ve kefiye üretimi ve satışı yapıyoruz. Yaklaşık 150 yıllık şal geleneğini ise 55 yıldır aynı çarşıda sürdürüyorum. Yanık Çarşısı’nda en eski esnaflardan biriyim,” dedi.

Nesilden nesile aktarılan kıymetli şallar

Dükkânında oğlu ile birlikte çalıştığını ifade eden Uğur, satışı yapılan şalların büyük bir kültürel değere sahip olduğuna dikkat çekerek, “Birçok şal çeşidi var ancak en kıymetlileri eski dönemden kalan, halk arasında ‘babû kala’ ve ‘kefi’ olarak bilinen şallardır. Bu şallar nesilden nesile geçer. Yaklaşık 100–150 yıldır aynı model kullanılır ve kaliteli olanları uzun yıllar dayanır,” şeklinde konuştu.

Yazın güneşten, kışın soğuktan koruyor

Şalların hem ipek hem de saf yün olarak satışa sunulduğunu belirten Uğur, özellikle kış aylarında yün şallara yoğun talep olduğunu vurguladı. Uğur, “Bu şallar sadece süs değil, iki işlevlidir. Yazın güneşten korunmak için, kışın ise soğuktan korunmak için kullanılır. Son yıllarda gençler de bu şallara ilgi göstermeye başladı. Eski dönemden kalan ürünler yeniden moda oldu. Bu şal, Diyarbakır’ın ve bölgenin en önemli giyim kuşam parçalarından biridir,” ifadelerini kullandı.

Kış aylarında talep artıyor

Kış aylarında siparişlere yetişmekte zorlandıklarını dile getiren Şahabettin Uğur, “Günde 40–50 adet satış yapıyoruz. Fiyatlarımız 300–350 lira arasında ve geçen seneki fiyatlarla aynı. Hem geleneği yaşatıyoruz hem de yıllardır aynı çarşıda bu kültürü sürdürmeye devam ediyoruz,” dedi.

Turistlerin ilgi odağı: Eski kefiyeler

Renk, desen ve motiflerin birbirine benzediğini ancak eski kefiyelerin farklı özelliklere sahip olduğunu söyleyen Uğur, “Eski kefiyeler biraz daha büyük boyutludur ve daha nadir bulunur. Bu nedenle özellikle turistler tarafından yoğun ilgi görüyor,” diyerek sözlerini tamamladı.