Diyarbakır’da 40 yıldır aynı 20 metrekarelik dükkânda esnaflık yapan Mehmet Emin Akay, yıllar içerisinde biriktirdiği yaklaşık 10 bin parçayı yeniden kullanıma kazandırıyor. Akay, eski ve kullanılmayan eşyaların parçalarını değerlendirerek vatandaşların yeni ürün almak yerine mevcut eşyalarını onarmasına yardımcı oluyor.
Diyarbakır’da 40 yıldır aynı küçük dükkânda esnaflık yapan Mehmet Emin Akay, tüketim alışkanlıklarına karşı geliştirdiği yöntemle dikkat çekiyor. Yalnızca 20 metrekarelik iş yerinde yaklaşık 10 bin farklı eşya ve parça bulunduran Akay, kendisine göre karmaşık görünen dükkânında aradığı her ürünü yıllardır kolaylıkla buluyor.
Dükkânına girenlerin ilk dikkatini çeken ise raflarda, köşelerde ve farklı alanlarda üst üste duran çok sayıda eski eşya oluyor. Vatandaşların zaman zaman “Bunca eşyanın arasında aradığınızı nasıl buluyorsunuz?” diye şaşırdığını belirten Akay, kendisi açısından dükkânda bir dağınıklık olmadığını söylüyor.

‘Ben aradığım her şeyi bulabiliyorum’
Yaklaşık 40 yıldır aynı yerde esnaflık yaptığını anlatan Mehmet Emin Akay, küçük dükkânında kendisine özgü bir düzen oluşturduğunu ifade etti.
Akay, “40 yıldır burada, 20 metrekarelik dükkânda yaklaşık 10 bine yakın eşyayla birlikte esnaflık yapıyorum. Görenler buranın dağınıklığının ve kalabalıklığının göz yorduğunu, benim burada aradıklarımı nasıl bulduğuma şaşırdıklarını söylüyor. Ancak bana göre burada dağınıklık yok. Ben aradığım her şeyi bulabiliyorum. Kendi içinde benim bildiğim bir düzeni var” dedi.
Eski parçalar yeni ürünlerin yerini alıyor
Akay’ın dükkânındaki eşyalar yalnızca saklanmak için tutulmuyor. Kullanılamaz durumda olan bazı ürünlerin işe yarayan parçaları, başka eşyaların tamirinde değerlendiriliyor.
Özellikle valiz tamiri konusunda vatandaşlara yeni ürün satın almak yerine ellerindeki eşyaları değerlendirmelerini öneren Akay, yıllardır biriktirdiği parçaları bu amaçla kullanıyor.
Akay, “Vatandaş geliyor, oldukça pahalı bir fiyata aldığı valizi bırakmak istiyor ve ‘Yenisini alırız’ diyor. Ben de karşı çıkıyorum. Yenisi alınacağına onarıp kullanmak varken, yıpranmış ve dağılmış valizlerin arasından işe yarayabilecek parçaları buluyorum. Örneğin sağlam olan fermuarını söküp müşterinin valizine takıyorum. Böylece çok daha az bir ücret ödeyerek sağlam valizine kavuşuyor” ifadelerini kullandı.
‘Eskiden eşyalar kolay kolay çöpe atılmazdı’
Bu alışkanlığının geçmişten gelen bir kültürün devamı olduğunu dile getiren Akay, günümüzde artan tüketim alışkanlıklarına dikkat çekti.
Geçmişte insanların ellerindeki eşyaları daha uzun süre kullanmaya çalıştığını belirten Akay, eski ürünlerin bir gün yeniden ihtiyaç duyulabileceği düşüncesiyle saklandığını söyledi.
Akay, “Eskiden bu kadar çok AVM'nin, mağazanın ve yeni ürün alma imkânının olmadığı dönemlerden kalan bir özellik bu. İnsanların elinde bugün olduğu kadar fazla bolluk yoktu. Bu nedenle eski eşyalar kolay kolay çöpe atılmazdı. Evin bir odasına, kilere veya başka bir alana kaldırılırdı. ‘Belki bir gün lazım olur, belki tamir edilmesi gereken başka bir eşyada kullanılır’ düşüncesi vardı. Ben de o dönemlerden kalan bu anlayışı bugün sürdürüyorum” diye konuştu.
Bir ayakkabının sağlam parçası başka bir ayakkabıya hayat veriyor
Akay’ın uyguladığı yöntem yalnızca valizlerle sınırlı değil. Kullanılamayacak durumdaki bazı ayakkabıların işe yarayan parçalarını ayırarak başka ayakkabıların onarımında kullandığını belirten Akay, böylece küçük bir tamiratla ürünlerin yeniden kullanılmasını sağlıyor.
Akay, “Bana parçalanmış bir ayakkabı geliyor ancak ipleri sağlam, alt tabanı sağlam olabiliyor. Ben onu bir köşeye koyuyorum. Daha sonra başka bir vatandaş ihtiyaç duyduğunda, kullanılabilecek durumda olan ayakkabıyı bu parçalarla tamir ederek yeniden kullanılır hale getiriyorum. İnsan yeni bir ayakkabı almak yerine sadece küçük bir tamirat ücreti ödüyor” dedi.

40 yıllık dikiş makinesini eski bir parçayla yeniden çalıştırdı
Akay’ın eşya biriktirme alışkanlığının kendi kullandığı ürünlere de katkısı bulunuyor. Kendisinin yaklaşık 40 yıllık dikiş makinesinde kırılan bir parçayı, daha önce dükkânına getirilen eski bir makineden aldığı parçayla değiştirdiğini anlatan Akay, böylece yıllardır kullandığı makinesini yeniden çalışır hale getirdi.
“Bana çok eski bir dikiş makinesi getirilmişti. Onu bir kenara koydum. Kendi dikiş makinem de yaklaşık 40 yıllık. Artık parçası birçok yerde bulunmuyor. Kendi makinemin kırılan parçasını, daha önce aldığım o makineden çıkan parçayla tamir ettim. Şimdi yeniden 40 yıllık makinemle insanlara hizmet sunabiliyorum” diyen Akay, eski eşyaların doğru değerlendirildiğinde önemli bir kaynak olduğunu vurguladı.
‘Temel amacım tüketim çılgınlığının önüne geçmek’
Yıllar içerisinde yaklaşık 10 bin eşyayı biriktirdiğini belirten Mehmet Emin Akay, yaptığı işin temelinde daha fazla tüketmek yerine mevcut ürünleri değerlendirme düşüncesinin bulunduğunu ifade etti.
Akay, “Bu şekilde biriktirerek şu anda 20 metrekarelik dükkânımda 10 bine yakın eşya bulunuyor. Aslında temel amacım kendi çabalarımla bu tüketim çılgınlığının önüne geçebilmek. Günümüzde tüketim çılgınlığı çok daha fazla arttı. Ben ise insanların ellerindeki eşyaları mümkün olduğu kadar onarıp yeniden kullanmalarını sağlamaya çalışıyorum” dedi.
Dört duvar arasına sığdırdığı binlerce eşya ve parçayla çalışmalarını sürdüren Akay, yıllardır devam ettirdiği bu yöntemle hem vatandaşların daha düşük maliyetle eşyalarını kullanmaya devam etmesine hem de kullanılabilecek parçaların çöpe gitmemesine katkı sunuyor.
