Diyarbakır’da 55 yıllık terzilik hikâyesi

Diyarbakır’ın Şehitlik semtinde terzilik yapan Recep Tugal, 8-9 yaşlarında başladığı mesleğini 55 yıldır sürdürüyor. Çocukken gazete ve dergilerden ünlülerin kıyafetlerini keserek kendi tasarımlarını hayal eden Tugal, yıllar önce çerçevelettiği o kupürleri bugün hâlâ dükkânında saklıyor.

Diyarbakır’da 55 yıllık terzilik hikâyesi

Diyarbakır’da bir terzi dükkânının duvarlarında yalnızca kumaş ve kalıp hikâyeleri değil, yarım asrı aşan bir hayalin izleri de bulunuyor.

Şehitlik semtinde terzilik yapan Recep Tugal, henüz çocuk yaşlarda başladığı mesleğinde 55 yılı geride bıraktı. Köyden Diyarbakır’a geldiği yıllarda bir terzinin yanına çırak olarak verilen Tugal’ın hayatı, zamanla mesleğinden çok daha büyük bir hikâyeye dönüştü.

Çırak olarak başladı

Tugal, terziliğe 8-9 yaşlarında başladığını belirterek, o dönemi şöyle anlattı:

“Çocuktum, köyden geldim. Rahmetli babamın bir arkadaşı beni alıp terzinin yanına götürdü. ‘Eti senin, kemiği benim’ dediler. Bu işi öğrenene kadar çok çalıştım, çok uğraştım.”

Küçük yaşta başladığı çıraklık döneminde mesleğin inceliklerini öğrenen Tugal, zaman içerisinde yalnızca başkalarının verdiği siparişleri dikmekle yetinmek istemediğini fark etti.

Gazete ve dergilerden ilham aldı

Tugal’ın meslek yolculuğunun en dikkat çekici ayrıntılarından biri ise çocukluk yıllarında başladı.

O dönem gazete ve dergilerde gördüğü ünlülerin kıyafetlerini kesip biriktiren Tugal, bu kıyafetleri inceleyerek benzerlerini kendi imkânlarıyla dikmeye çalıştı.

Bugün “moda tasarımı” olarak adlandırılan anlayışı o yıllarda bilmediğini söyleyen Tugal, çocukken kendi tarzını oluşturmanın hayalini kurduğunu ifade etti.

“Benim istediğim kendime özgü kıyafetler dikmekti. Gazete ve dergilerden ünlülerin kıyafetlerini kesip alıyordum. O giysileri kendim dikmeye çalışıyordum.”

Hayaline ulaşmak için inşaatlarda çalıştı

Tugal’ın terzilik yolculuğu yalnızca dükkânda geçen yıllardan ibaret olmadı. Kendi ayakları üzerinde durabilmek ve hayalini gerçekleştirebilmek için bir dönem inşaatlarda çalıştı.

İnşaatlarda amelelik yaptığı dönemde bile çocukluk yıllarında biriktirdiği fotoğrafları yanında tuttuğunu anlatan Tugal, o kupürlerin kendisi için birer motivasyon kaynağı olduğunu söyledi.

“İnşaatta çalışırken bile kestiğim fotoğraflara bakıyordum. Onlar bana motivasyon veriyordu. Kendi kendime ‘Bir gün terzi olacağım’ diyordum.”

Kendi yolunu çizdi

Çıraklık ve kalfalık döneminin ardından kendi tarzını oluşturmak isteyen Tugal, öğrendiği mesleği kendi hayalleriyle birleştirmeye karar verdi.

Sadece kendisine verilen siparişleri yerine getirmek istemediğini belirten Tugal, yeterince gelişemeyeceğini düşündüğü noktada kendi yolunu çizdiğini söyledi.

Kendi imkânlarıyla para biriktiren Tugal, daha sonra öğrendiği terzilik bilgisini hayalindeki tasarımlarla birleştirerek kendi işini kurdu.

Çocukluk hayali hâlâ duvarlarında

Aradan geçen 55 yıla rağmen Tugal’ın çocukluk yıllarında gazete ve dergilerden kestiği kıyafet fotoğrafları unutulmadı.

Yıllar önce çerçevelettiği bu fotoğrafları dükkânının duvarlarına asan Tugal, her gün baktığı bu karelerin kendisine mesleğe başladığı günleri hatırlattığını söylüyor.

Bir zamanlar bir çocuğun hayalini süsleyen kıyafet fotoğrafları, bugün 55 yıllık bir meslek hayatının sessiz tanıkları olarak dükkânda yerini koruyor.

“Hayallerinden vazgeçmesinler”

Gençlere de mesaj veren Tugal, başarının çalışmak ve emek vermekten geçtiğini belirterek hayallerden vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi.

“Gençlerin şimdi görüyorum, hayalleri yok. Ancak ben hayatımı bir hayalle kurdum. 55 yıldır da yapıyorum. Hayallerinden vazgeçmesinler, hep çalışsınlar, çabalasınlar. Emek elbet Allah tarafından görülür, insan da karşılığını bulur.”

Diyarbakır’da 55 yıldır iğne, iplik ve kumaşların arasında hayatını sürdüren Recep Tugal’ın hikâyesi, küçük yaşta kurulan bir hayalin sabır ve emekle nasıl kalıcı bir mesleğe dönüşebileceğini gösteriyor. Dükkânındaki eski gazete kupürleri ise bu uzun yolculuğun en özel hatıraları arasında yer alıyor.