Otizm vakalarında çarpıcı artış: Uzmanlar erken tanıya dikkat çekiyor
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı İbrahim Zeyrek, otizmin son yıllarda hızla artış gösteren nörogelişimsel bozukluklar arasında yer aldığını söyledi.
Zeyrek, 1970’li yıllarda oldukça nadir görülen otizmin, günümüzde çok daha yaygın hale geldiğini belirterek, “Geçmişte 10 binde bir görülen otizm, bugün her 33 çocuktan birinde karşımıza çıkıyor. 2000’li yıllara kıyasla yaklaşık yüzde 400’lük bir artış söz konusu” dedi.

Erkek çocuklarda daha sık görülüyor
Otizmin erkek çocuklarda kızlara oranla 3 ila 5 kat daha fazla görüldüğünü ifade eden Zeyrek, artan vaka sayısında farkındalık çalışmalarının da etkili olduğunu vurguladı.
Nörogelişimsel bozuklukların; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü, zihinsel yetersizlik ve tik bozukluklarını kapsadığını belirten Zeyrek, otizmin de bu grupta yer aldığını kaydetti.
En erken belirti konuşma gecikmesi olabilir
Otizmin en sık görülen ilk belirtilerinden birinin konuşma gecikmesi olduğunu belirten Zeyrek, ancak bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi.
Otizmin temel belirtileri arasında şunlar yer alıyor:
-
Sosyal temas eksikliği
-
İsme tepki vermeme
-
Göz teması kuramama
-
İşaret edilen yere bakmama
-
İletişim kurmada zorlanma
Ayrıca sınırlı ilgi alanları, tekrarlayıcı davranışlar ve duyusal farklılıkların da önemli kriterler arasında olduğunu ifade eden Zeyrek, stereotipik hareketler olarak bilinen davranışlara da dikkat çekti. Bu davranışlar arasında el çırpma, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme ve kelime tekrarları yer alıyor.
Belirtiler genellikle 2-3 yaşta fark ediliyor
Otizm belirtilerinin çoğunlukla 2-3 yaş arasında fark edildiğini belirten Zeyrek, “Eskiden 3 yaşından önce tanı konulamaz gibi bir inanış vardı ancak bu doğru değil. Daha erken yaşta da tanı konulabilir” dedi.
Erken tanının önemine dikkat çeken Zeyrek, özellikle 0-6 yaş aralığının beyin gelişimi açısından kritik bir dönem olduğunu vurguladı. Bu süreçte erken müdahale edilmemesi durumunda gelişimsel fırsatların kaçabileceğini ifade etti.
Ekran kullanımı tek başına neden değil
Yoğun ekran kullanımının otizme doğrudan neden olduğuna dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmadığını belirten Zeyrek, ancak ekran maruziyetinin mevcut belirtileri ağırlaştırabileceğini söyledi.
Tedavide en etkili yöntem: Özel eğitim
Otizmin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan bir ilaç tedavisinin bulunmadığını belirten Zeyrek, tedavide en önemli yöntemin özel eğitim olduğunu ifade etti.
“Tanı konulur konulmaz özel eğitime başlanmalı. Ailelerin de sürece aktif şekilde katılması gerekiyor” diyen Zeyrek, tanı sürecinde yaşanan inkârın gecikmelere yol açtığını ve bunun çocuğun gelişimini olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.
Uzmanlar, erken tanı ve doğru eğitimle otizmli çocukların gelişiminde önemli ilerlemeler kaydedilebileceğinin altını çiziyor.

