Rojda cinayetinde yeni gelişme

Diyarbakır’da üç çocuk annesi Rojda Yakışıklı’nın öldürülerek dere yatağına gömülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme, dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür ile Ömer Dorğun ve Barış Dorğun’un tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Rojda cinayetinde yeni gelişme

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 27 Aralık 2025’te kaybolduktan sonra cansız bedeni dere yatağında bulunan 28 yaşındaki Rojda Yakışıklı’nın ölümüne ilişkin davada ilk duruşma yapıldı. Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Okay Gür, Ömer Dorğun ve Barış Dorğun’un tutukluluklarının devamına hükmedildi.

Kayıp olarak aranırken cesedi bulundu

Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında meydana gelen olayın ardından yakınlarının başvurusu üzerine Rojda Yakışıklı için arama çalışması başlatıldı. Soruşturma kapsamında Yakışıklı’nın öldürüldüğü ve cesedinin yerleşim yerine yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki dere yatağına gömüldüğü belirlendi.

Soruşturma sonunda Yakışıklı’nın dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür ile Ömer Dorğun ve Barış Dorğun tutuklandı.

İddianame kabul edildi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Üç sanık hakkında “iştirak halinde kadına karşı kasten öldürme” suçundan dava açıldı.

İddianamede yer alan bilgilere göre, Rojda Yakışıklı’nın kayıp olduğunun bildirilmesinin ardından ekipler yaşadığı eve giderek aile bireylerinin bilgisine başvurdu. İlk beyanlarda Yakışıklı’nın Okay Gür tarafından götürüldüğünün ifade edildiği aktarıldı.

İddianamedeki yakalama tutanağına göre Okay Gür, gözaltının ilk aşamasında suçlamaları kabul etmedi. Gür’ün, kendisine eşini neden öldürdüğünün sorulması üzerine suçlamayı reddettiği, daha sonra cesedin bulunduğu bölgeye ilişkin fotoğraf gösterilmesinin ardından cinayeti kabul ettiği belirtildi.

“1 milyon TL teklif etti” iddiası

İddianamede Barış Dorğun’un da Okay Gür’ün Rojda Yakışıklı’yı öldürüp gömdüğünü kendisine anlattığını ve susması karşılığında 1 milyon TL teklif ettiğini öne sürdüğü belirtildi.

Ömer Dorğun ise arazi satışı nedeniyle Okay Gür’ün çağrısı üzerine yanına gittiğini, olayla ilgisinin bulunmadığını ve cenazeye daha sonra gittiklerini savundu.

Savcılık, sanıkların ifadelerindeki çelişkiler ile Barış Dorğun’un cesedin bulunduğu yeri göstermesini değerlendirerek sanıkların birlikte hareket ettikleri yönünde değerlendirmede bulundu.

İlk duruşmada tutukluluk kararı

Davanın ilk duruşmasına tutuklu sanıklar SEGBİS aracılığıyla katıldı. Müştekiler ve avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün davaya katılma talebini kabul eden mahkeme heyeti, Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin katılma talebini ise müştekilerin avukatlarla temsil edildiği gerekçesiyle reddetti.

Sanık savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, Okay Gür, Ömer Dorğun ve Barış Dorğun’un tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Bazı tanıkların bir sonraki duruşmada dinlenmek üzere zorla getirilmesine hükmeden mahkeme, duruşmayı 7 Aralık’a erteledi.

Avukat Matur: “50 santimetrelik iple boğuldu”

Duruşma sonrasında açıklama yapan Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi avukat Nazlı Matur, Rojda Yakışıklı’nın ölümüne ilişkin dosyada yer alan iddiaları kamuoyuyla paylaştı.

Matur, sanık Okay Gür’ün uyuşturucu imal ve ticareti suçundan yaklaşık 4 yıl cezaevinde kaldığını ve tahliye edildikten bir gün sonra cinayetin işlendiğini ileri sürdü.

Rojda Yakışıklı’nın Gür’ün tahliye edileceğini öğrendikten sonra can güvenliğinden endişe ederek kolluk kuvvetlerine başvurduğunu ve korunma talebinde bulunduğunu belirten Matur, olay günü ikili arasında tartışma yaşandığını söyledi.

Matur, dosyadaki anlatımlara dayanarak Yakışıklı’nın garaj olarak kullanılan bölümde yaklaşık 50 santimetrelik bir iple boğulduğunu ve ardından cesedinin dere yatağına gömüldüğünü ifade etti.

“Haksız tahrik hükümlerinden yararlanmak istiyor”

Matur, sanık Okay Gür’ün duruşmada Rojda Yakışıklı’nın kendisini aldattığını ileri sürdüğünü ve bu nedenle öfkelendiğini savunduğunu belirterek, dosyada bu iddiayı destekleyen somut bir delil bulunmadığını söyledi.

Sanığın soruşturma aşamasında dile getirmediği bazı iddiaları duruşmada gündeme getirdiğini ifade eden Matur, bu anlatımların haksız tahrik hükümlerinden yararlanma amacı taşıdığını ileri sürdü.

Matur, müşteki vekilleri olarak tüm sanıkların “iştirak halinde kadına karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını ve dosyada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanmasını talep ettiklerini belirtti.

Davanın bir sonraki duruşması 7 Aralık’ta görülecek.