Sur’da kadın girişimci Mihriban Eza’dan kültür atağı

Diyarbakır’ın tarihi dokusuyla öne çıkan Sur ilçesinde kadın girişimci Mihriban Eza, açtığı mekânla kentin kültürünü ve tarihini yerli ve yabancı turistlere tanıtıyor.

Diyarbakır’ın tarihi dokusuyla öne çıkan Sur ilçesinde kadın girişimci Mihriban Eza, açtığı mekânla kentin kültürünü ve tarihini yerli ve yabancı turistlere tanıtıyor. Diyarbakır’ın geçmişten günümüze uzanan yaşam tarzını, geleneksel eşyalar ve yöresel konseptle ziyaretçilere sunan Eza, Sur’daki restorasyon sürecinin ardından hayata geçirilen projeyle hem girişimci kimliğini ortaya koydu hem de kültürel mirasa sahip çıktı.

“Kendimi bir kültür taşıyıcısı olarak görüyorum”

Mikrofonumuza konuşan kadın girişimci Mihriban Eza, bir kadın olarak kendi ayakları üzerinde durmanın gururunu yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bir kadın olarak kendi ayaklarım üzerinde durmanın yanı sıra kendimi bir kültür taşıyıcısı olarak görüyorum.”

Restorasyon öncesi ve sonrası Sur

Mihriban Eza, Sur’daki tarihi alanların restorasyon öncesindeki durumuna da dikkat çekti.

“Devletimizin restorasyon süreci öncesi surlar harabe haldeydi. İçerisi su, taş ve toprak doluydu. Turistler buralara geldiğinde surların içine girerek gezemiyordu. Bu alanlar bakımsızdı. Ancak ‘surlarda diriliş’ başlığı altında yapılan çalışmalarla restorasyon süreci tamamlandı ve bu alanlar dükkânlar haline getirilerek bizlere kiralandı.”

Gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla birlikte tarihi sur içi bölgesinin yeniden turizme kazandırıldığını belirten Eza, kadın girişimcilerin toplumdaki rolüne de vurgu yaptı.

Sur içinde eyvan kültürü yeniden hayat buldu

Mihriban Eza, mekânında Diyarbakır’ın geçmiş yaşam kültürünü yansıtan özel bir “eyvan” bölümü oluşturduğunu ifade etti.

“Eskiden Diyarbakır’da eyvan vardı. İnsanlar yemeklerini yedikten sonra ev halkı ve misafirler çay içmek, sohbet etmek için eyvan kısmına geçerdi. Eyvan sohbetleri yapılırdı. Ben de surların içinde bu eyvan kısmını oluşturdum.”

Mekânda eski el dokuma halılar, kilimler, bakır tepsiler, porselen fincanlar ve Diyarbakır’ın yöresel kıyafetleri sergileniyor. Eza, birçok eşyanın kendi aile büyüklerinden kaldığını belirtti.

Turistlerin ön yargıları kırılıyor

Diyarbakır’a gelen turistlerin mekânda yöresel kıyafetleri giyerek fotoğraf çektirdiğini söyleyen Eza, ziyaretçilerin duygu ve düşüncelerini şöyle aktardı:

“Turistler buraya geldiklerinde Diyarbakır’ın yöresel kıyafetlerini giyerek fotoğraf çekiyorlar, eyvanda oturuyorlar. Bize Diyarbakır kültürünü, burada bulunan eşyaları ve yaşam tarzını soruyorlar. Sohbet ettikten sonra ‘Diyarbakır’a gelirken ön yargılarımız vardı ama çok sevdik’ diyorlar.”

Kadın girişimciliği ve kültürel miras vurgusu

Kadın girişimci olarak hem ekonomik bağımsızlığını kazandığını hem de Diyarbakır’ın kültürel değerlerini tanıttığını ifade eden Mihriban Eza, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir kadın girişimci olarak açtığım mekânla hem kendi ayaklarım üzerinde durduğum hem de kültürümüzü tanıtabildiğim için çok mutluyum.”

Diyarbakır Sur’da tarihi surlar içinde hayat bulan bu kültürel mekân, kentin turizm potansiyeline katkı sunarken, kadın girişimciliğinin de güçlü bir örneğini ortaya koyuyor.