Hasat dönemlerinin ardından tarım arazilerinde yakılan anızlar, rüzgârın da etkisiyle kısa sürede geniş alanlara yayılarak farklı riskleri beraberinde getiriyor. Yangınların elektrik dağıtım hatlarına ulaşması durumunda direk, iletken, izolatör ve bağlantı ekipmanları zarar görebilirken, bazı bölgelerde güvenlik amacıyla enerji kesintisine gidilmesi gerekebiliyor.
Dicle Elektrik, anız yangınlarının yalnızca tarımsal alanları değil, enerji altyapısını, çevreyi ve can ve mal güvenliğini de etkileyebildiğine dikkat çekti.
İki yılda yaklaşık 250 direk zarar gördü
Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, dağıtım bölgesinde son iki yılda meydana gelen anız yangınlarının elektrik şebekesinde önemli hasara neden olduğunu belirtti.
Arvas, yaklaşık 250 elektrik direğinin yangınlardan zarar gördüğünü ifade ederek, şebeke ekipmanlarında meydana gelen hasar ile yangınlar nedeniyle yaşanan kesintiler sonucunda ulaştırılamayan enerjinin şirkete toplam maliyetinin yaklaşık 5 milyon lira seviyesine ulaştığını söyledi.
Yangının elektrik hatlarına ulaşması halinde yalnızca direklerin değil, iletken ve izolatörler başta olmak üzere çeşitli şebeke ekipmanlarının da zarar görebildiğini belirten Arvas, hasar gören altyapının yenilenmesinin enerji arzının yeniden sağlanma sürecini uzatabildiğini kaydetti.
Öncelik can ve mal güvenliği
Yangın ihbarlarının ardından ekiplerin öncelikle güvenliği sağlamak üzere hareket ettiğini belirten Arvas, elektrik hatlarının yangından etkilenmesi halinde şebekenin güvenli hale getirildiğini, yangının kontrol altına alınmasının ardından hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını ifade etti.
Kullanılamaz hale gelen direklerin değiştirilmesi, zarar gören iletkenlerin yeniden çekilmesi ve bağlantıların tamamlanmasının zaman alabildiğini aktaran Arvas, kontrolsüz başlayan bir anız yangınının çok sayıda tüketicinin enerji arzını da etkileyebileceğini söyledi.
Arvas, anız yangınlarının sadece maddi kayıplarla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, enerji altyapısının yanı sıra çevre ve can güvenliği açısından da risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Bir dekar arazide 1,5 kilogram saf azot kayboluyor
Anız yakımının etkileri elektrik altyapısıyla sınırlı kalmıyor. Tarım arazilerinde bulunan bitki artıklarının yakılması, toprağın üretim açısından ihtiyaç duyduğu bazı besin maddelerinin de kaybedilmesine neden oluyor.
Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre, bir dekar alanda yaklaşık 300 kilogram sapın yakılmasıyla 1,5 kilogram yararlı besin maddesi olan saf azot kaybediliyor. Bu kaybın yeniden karşılanabilmesi için yaklaşık 7 kilogram kimyasal gübreye ihtiyaç duyuluyor.
Aynı hesap hektar üzerinden değerlendirildiğinde ise kayıp yaklaşık 15 kilogram saf azot ve 70 kilogram kimyasal gübreye karşılık geliyor.
Toprağın biyolojik yapısı da etkileniyor
Anız yakımının toprağa verdiği zarar yalnızca besin elementi kaybıyla sınırlı görülmüyor. Harran Üniversitesi tarafından geçmiş yıllarda araştırma arazilerinde yürütülen bilimsel çalışmada, anız yakımının özellikle toprağın 0-3 santimetrelik üst bölümündeki mikroorganizma faaliyetlerini olumsuz etkilediği belirlendi.
Bu durum, anız yangınlarının etkisinin yangının söndürülmesiyle sona ermediğine, toprağın biyolojik yapısı ve sonraki üretim dönemleri üzerinde de sonuçlar oluşturabildiğine işaret ediyor.
Rüzgâr yangının yönünü değiştirebiliyor
Hasat sonrası dönemde kuru bitki artıklarının kontrolsüz şekilde yakılması, özellikle rüzgârlı havalarda yangının kısa sürede farklı alanlara taşınmasına neden olabiliyor. Alevlerin tarım arazilerinden yerleşim alanlarına, doğal yaşam alanlarına veya elektrik dağıtım hatlarına ulaşması halinde riskin boyutu da büyüyor.
Dicle Elektrik, elektrik dağıtım hatlarının bulunduğu tarım bölgelerinde kontrolsüz ateş yakılmaması gerektiğini vurgularken, anız yangınlarının önlenmesinin hem tarımsal üretimin sürdürülebilirliği hem çevrenin hem de enerji altyapısının korunması açısından önem taşıdığına dikkat çekti.