Batman’da görev yapan Çocuk Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Selim Özkaya, sünnet işlemiyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulundu. Sünnetin toplumda geleneksel ve dini bir uygulama olarak yaygın şekilde gerçekleştirildiğini ifade eden Özkaya, işlemin aynı zamanda cerrahi bir müdahale olduğuna dikkat çekti.
Sünnetin mutlaka hastane ortamında, steril şartlarda ve alanında uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan Özkaya, aksi takdirde kalıcı sağlık sorunlarıyla karşılaşılabileceğini söyledi.
“Tıbbi açıdan önemli faydaları var”
Sünnetin sağlık yönünden birçok fayda sağladığını belirten Özkaya, özellikle idrar yolu enfeksiyonları ve lokal enfeksiyonların önlenmesinde etkili olduğunu dile getirdi. İleri yaşlarda cinsel yolla bulaşan hastalıkların riskinin azaltılmasına katkı sunduğunu kaydeden Özkaya, hijyenin sağlanması açısından da işlemin önemli olduğunu ifade etti.
3-6 yaş aralığına dikkat
Her yaş döneminde sünnetin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özkaya, özellikle 3-6 yaş aralığının psikolojik açıdan hassas bir dönem olduğuna işaret etti. Bu yaş grubunda çocukların işlemden olumsuz etkilenebileceğini aktaran Özkaya, yenidoğan döneminde, ilk 6 ay içerisinde uygun anatomik şartlar mevcutsa sünnetin yapılabileceğini söyledi.
Bunun dışındaki yaşlarda ise çocuğun genel sağlık durumu ve fiziksel uygunluğu değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini belirtti.
“Uygunluk mutlaka muayene ile belirlenmeli”
Sünnet öncesi ayrıntılı muayenenin hayati önem taşıdığını dile getiren Özkaya, özellikle penisin işleme uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Uygun olmayan ortamlarda yapılan müdahaleler sonrası penis boyunun yetersiz kalması, eğrilik oluşması ya da derinin fazla alınması gibi komplikasyonların görülebildiğini ifade etti.
Bazı durumlarda sünnetin ileri yaşlara ertelenmesinin daha doğru olabileceğini kaydeden Özkaya, steril olmayan koşullarda gerçekleştirilen işlemlerin ciddi enfeksiyon riskini beraberinde getirdiğini söyledi.
Enfeksiyon ve böbrek hastaları için risk
Günlük uygulamalarda sünnetsiz çocuklarda prepüsyum enfeksiyonu ve idrar yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü aktaran Özkaya, sünnet sonrasında bu risklerin azaldığının bilindiğini ifade etti.
Özellikle böbrek hastalığı bulunan ve idrar yolu enfeksiyonuna yatkın çocuklarda, ileride oluşabilecek böbrek yetmezliği riskini azaltmak amacıyla sünnetin tıbbi bir gereklilik haline gelebileceğini belirtti.
Kanama bozukluğu mutlaka araştırılmalı
Sünnetin cerrahi ve kanamalı bir işlem olduğunun altını çizen Özkaya, işlem öncesi kanama bozukluğu olup olmadığının mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.
Kan tetkiki yapılmadan gerçekleştirilen sünnetlerde nadir de olsa ciddi kanama vakalarıyla karşılaşılabildiğini belirten Özkaya, bazı çocukların şiddetli kanama nedeniyle acil müdahaleye alındığını ve yeniden ameliyat edilmek zorunda kaldığını kaydetti.
Özkaya, ailelere çağrıda bulunarak sünnet kararı öncesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, çocuk cerrahisi uzmanı ya da üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.