2025 yılı verilerine göre Türkiye’de doğurganlık oranları ve 0–4 yaş çocuk nüfus dağılımı, iller bazında önemli farklılıklar ortaya koydu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, genç nüfus yoğunluğuyla öne çıktı.
Doğu ve Güneydoğu’da genç nüfus yoğunluğu
2025 yılına ait doğurganlık oranları ve 0–4 yaş çocuk nüfus dağılımına ilişkin veriler, Türkiye genelinde demografik yapının bölgesel olarak farklılaştığını gözler önüne serdi. Veri Analisti Mahfuz Deniz’in hazırladığı araştırmaya göre, 0–4 yaş arası çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ilk 10 ilin büyük bölümünü Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri oluşturdu.
Diyarbakır’da da benzer bir tablo dikkat çekerken, genç nüfus oranının yüksekliği bölgedeki sosyoekonomik ve kültürel dinamiklerle ilişkilendiriliyor.
Vatandaşlar görüşlerini paylaştı
Konuyla ilgili olarak Diyarbakır’da vatandaşlara mikrofon uzatıldı. Bölge halkı, geçmişten günümüze değişen aile yapısı ve çocuk sayısına bakış açısını değerlendirdi.
Vatandaş Ercüment Yılmaz, geçmişte erkek çocuklara verilen önemin daha fazla olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz Güneydoğu halkı nüfusu biraz daha güç olarak görüyorduk. Eskiden erkek çocuk daha ön plandaydı. Ancak günümüzde bu durum değişiyor. Kız çocukları da eğitim ve iş hayatında yer alıyor. Önemli olan, cinsiyet fark etmeksizin topluma faydalı bireyler yetiştirmektir.”
“Artık 2-3 çocuk ideal görülüyor”
Vatandaş Ali Demirkan ise ekonomik koşulların aile planlamasında belirleyici olduğunu vurguladı: “Batı illerine göre Doğu ve Güneydoğu’da çocuk sayısı daha fazla. Ancak artık eskisi gibi değil, 2 veya 3 çocuk ideal görülüyor. Gelir durumu düşük olan ailelerde çocuk sayısı arttıkça eğitim ve sağlık gibi konularda zorluk yaşanabiliyor.”
Demirkan ayrıca tek çocuklu ve çok çocuklu aile yapılarının avantaj ve dezavantajlarına da dikkat çekerek, kalabalık ailelerde çocukların paylaşmayı ve sorumluluğu daha erken öğrendiğini ifade etti.
Kültürel yapı belirleyici rol oynuyor
Vatandaşların ortak görüşü, doğu ve batı arasındaki doğurganlık farkının temelinde kültürel yapı farklılıklarının bulunduğu yönünde oldu.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da geleneksel aile yapısı ve erken yaşta evlilikler doğurganlığı artırırken; batı illerinde artan yaşam maliyetleri, kentleşme ve geç evlilik gibi faktörler doğum oranlarını düşürüyor.
Uzmanlardan dikkat çeken uyarı
Uzmanlara göre, bölgedeki yüksek genç nüfus oranı uzun vadede önemli bir iş gücü potansiyeli anlamına geliyor. Ancak bu potansiyelin doğru yönetilebilmesi için eğitim, sağlık ve istihdam alanlarında planlı yatırımların artırılması gerekiyor.
Uzmanlar, doğurganlık verilerinin yalnızca istatistiksel bir tablo olmadığını, aynı zamanda geleceğe yönelik politika geliştirme sürecinde önemli bir rehber niteliği taşıdığını vurguluyor. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu bölgelerde eğitim ve istihdam yatırımlarının artırılması, düşük doğurganlık oranına sahip bölgelerde ise aile politikalarının yeniden ele alınması gerektiği ifade ediliyor.