Diyarbakır’da hızla büyüyen paket servis sektörü, moto kuryeleri şehrin en görünür ama en az konuşulan emekçilerinden biri haline getirdi. Restoranlardan evlere, marketlerden iş yerlerine uzanan bu yoğun trafikte, kuryeler çoğu zaman 10 dakikalık teslimat süresine sıkışan bir mesai yürütüyor.
Günün büyük bölümünü trafikte geçiren moto kuryeler, özellikle yoğun saatlerde hem zamanla hem de risklerle mücadele ediyor. Siparişlerin gecikmemesi için hız yapmak zorunda kaldıklarını belirten kuryeler, bu durumun kazaları kaçınılmaz hale getirdiğine dikkat çekiyor. Kentte son dönemde artan motosiklet kazaları da bu tabloyu doğrular nitelikte.
Birçok kurye, sipariş teslim sürelerinin uygulamalar tarafından sıkı şekilde takip edildiğini ifade ederek, “Geç kalırsak puanımız düşüyor, bu da işimizi kaybetme riskini doğuruyor. Bu yüzden çoğu zaman kendi güvenliğimizi ikinci plana atmak zorunda kalıyoruz” diyor.
Öte yandan işin sadece trafik ve hızdan ibaret olmadığına dikkat çeken kuryeler, müşteri ilişkilerinin de mesainin önemli bir parçası olduğunu vurguluyor. Kimi zaman sıcak bir teşekkürle karşılaşırken, kimi zaman da gecikme nedeniyle sert tepkilerle karşılaştıklarını belirten kuryeler, yaşadıkları bu duygusal dalgalanmanın da iş yükünü artırdığını dile getiriyor.
Uzmanlar ise artan sipariş hacmine paralel olarak kurye çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Trafik güvenliği eğitimlerinin artırılması, teslimat sürelerine esneklik tanınması ve kuryelerin sosyal güvencelerinin güçlendirilmesi, çözüm önerileri arasında yer alıyor.
Her gün yüzlerce kapıyı çalan moto kuryeler için 10 dakikalık bir teslimat, aslında risklerle dolu uzun bir yolculuğu ifade ediyor. Şehrin dört bir yanında süren bu görünmeyen mücadele, Diyarbakır’ın hızla değişen çalışma hayatının da çarpıcı bir yansıması olarak öne çıkıyor.