"Bu işte bakanlık tarafından yetkilendirilmiş sağlık çalışanları olmalı" Tedavinin hekimler tarafından yapılması gerektiğine dikkate çeken Dr. Aba Adıyaman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Özelikle kupa hekim dışı kişiler tarafından da yapıldığını bilmekteyiz ama bunun için ciddi bir eğitim gerekmekte. Özelikle kişinin hekim olması, doğru uygulama yapması açısından komplikasyonlarla karşılaşmamak adına hastanelerde uzman ellerde yapılması şifayı getirmekte. Uzman ellerde yapılmadığı takdire kişide geri dönüşümsüz hasarlar bırakabilmekte. Bu işte Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş, yetkilendirilmiş uzman sağlık çalışanları olmalıdır.” “Tedaviyle birlikte yaşam kalitem arttı” Hasta Orçun Duran (40), yaklaşık iki yıl önce burada geleneksel tıp uygulamasını tesadüfen gördüğünü dile getirdi. Doktor Özlem Aba Adıyaman ile tanışıp durumunu anlattığını aktaran Duran, “Sol omuz tarafımda dayanılmayacak şekilde fibromiyalji ağrıları vardı. İlaç tedavisi görüyordum ama dönem dönem tetikliyordu. Daha sonra akupunktur tedavisine başladık. İlk seanstan sonra oldukça rahatlama oldu. Ağrılardan kurtulduğumu hissedince daha çok rahatlamaya başladım. Yaşam kalitem arttı. Bu kliniğin açılmasında başta Özlem Hocam ve diğer tüm yetkililerin emeğine sağlık. Gerçekten güzel bir hizmet. Özellikle kamu hastanesinde olması, işin ekonomik boyutunu düşündüğümüz zaman kaliteli bir hizmet” diye konuştu.
“25 yıldır tedavi oluyorum” Tedavisi devam eden hastalardan 50 yaşındaki Aga Aydın ise, ilkokulda kusma ve baş ağrısı yaşadığını aktardı. Ondan sonra 2-3 ayda bir ağrıları olduğunu anlatan Aydın, “Baş ağrısı biliyordum. Sonra doktora gittim, 25 yıldır tedavi oluyorum. Sonra bana migren teşhisi konuldu. Çeşitli tedaviler aldım, olumlu sonuç almadım. Ağrılarım çekilmez oldu. Bu süreçte binin üzerinde iğne yaptım. Kalçalarım üzerinde duramaz oldum. En son akupunktur düşündüm. Geldim ve yedi seanstır oluyorum. Şu anda ağrılarımın yüzde 20’si ya kalmış ya kalmamış. Çok iyiyim, hayat ne güzeldir” ifadelerini kullandı.