9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yeşil Yıldız Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Yahya Öger, sigara ve tütün ürünleriyle mücadelenin yalnızca bireysel bir tercih meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bunun doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren ciddi bir kamusal sorumluluk olduğunu vurguladı.
Türkiye’de tütün kullanımının hâlâ alarm verici boyutlarda seyrettiğini ifade eden Öger, güncel verilere göre 15 yaş ve üzeri nüfusta sigara kullanım oranının yaklaşık yüzde 24 seviyesinde olduğunu, ülkede toplam yetişkin sigara kullanıcısı sayısının ise 20 milyonu aştığını söyledi. Uluslararası raporların da benzer şekilde yüksek oranlara işaret ettiğini belirten Öger, her yıl yaklaşık 100 bin kişinin sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.
Sigaranın kalp-damar hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ve akciğer kanseri başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın temel nedenleri arasında yer aldığını dile getiren Öger, bu tablonun toplum sağlığı açısından ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Genç nüfus açısından durumun daha da kaygı verici olduğunu vurgulayan Yahya Öger, araştırmaların sigara kullanımının büyük bölümünün 18 yaşından önce başladığını ortaya koyduğunu söyledi. 13-15 yaş grubundaki gençler arasında tütün ürünü kullanım oranlarının dikkat çekici seviyelere ulaştığını belirten Öger, aynı yaş grubundaki çocukların önemli bir kısmının kapalı alanlarda pasif dumana maruz kaldığını kaydetti.
Kadınlar arasında sigara kullanım oranlarının geçmiş yıllara kıyasla artış eğilimi gösterdiğini ifade eden Öger, erkekler ile kadınlar arasındaki farkın giderek azaldığını söyledi. Bazı bölgelerde günlük sigara kullanım oranlarının oldukça yüksek seviyelere çıktığını dile getiren Öger, kaçak ve bandrolsüz tütün ürünlerinin yaygınlaşmasının da mücadeleyi zorlaştırdığına dikkat çekti.
Sahadan elde edilen gözlemlerini paylaşan Yahya Öger, yasal düzenlemelere rağmen bazı işletmelerde kapalı alanlarda sigara içilmesine göz yumulduğunu, denetimlerin ise yeterince caydırıcı olmadığını belirtti. Okul çevrelerinde açık sigara satışına ilişkin iddiaların gençlerin erken yaşta bağımlılıkla tanışma riskini artırdığını söyledi.
Bazı bölgelerde kaçak tütün satışlarının sürdüğünü, nargile sunum kriterlerine uyulmadığını ve yetki belgesi olmadan hizmet veren işletmeler bulunduğunu dile getiren Öger, belediyeler ile ilgili kurumların bu alanlarda daha sıkı ve etkili denetimler yapması gerektiğini vurguladı.
Toplumsal duyarsızlığın da sorunu derinleştirdiğini ifade eden Öger, kamusal alanlarda sigara içmenin bir hak değil, başkalarının temiz hava soluma hakkının ihlali olduğunu belirtti. Toplu taşıma araçlarında sigara içilmesinin kabul edilemez bir kamu hizmeti ihlali olduğunu söyleyen Öger, medyada sigara kullanımını normalleştiren içeriklerin de mücadeleyi zayıflattığını ifade etti.
Açıklamasının sonunda Yahya Öger, sigarayla mücadelede görev alan sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili kurumların sahadaki çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, denetimlerin siyasi beklentilerden bağımsız şekilde 7 gün 24 saat, yılın 365 günü kararlılıkla sürdürülmesi çağrısında bulundu. Öger, tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve vatandaşları dumansız hava sahası hakkına sahip çıkmaya davet etti.