<div>HÜDA PAR, Diyarbakır’da düzenlediği "Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı"nda, Türkiye’nin Kürt meselesine dair 15 maddelik çözüm önerisini kamuoyuyla paylaştı. Çalıştayda sunulan bildirgede, yeni anayasa ve anadilde eğitim taleplerinin yanı sıra, "Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesin Türk olduğu tanımlamasından vazgeçilmelidir" ifadesi dikkat çekti.</div> <div>Bildirgede yer alan çözüm önerilerinde, özellikle anadil eğitimine yönelik talepler ve vatandaşlık tanımındaki değişiklik, bölgedeki siyasi dengeleri etkileyecek nitelikte oldu. Bu öneriler, ülkedeki farklı kesimler arasında tartışmalara yol açtı.</div> <div>Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA PAR’ın açıkladığı bildirgeye sert tepki gösterdi. Destici, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Diyarbakır’daki çalıştaya ilişkin görüşlerini paylaştı ve "Diyarbakır’da çalıştay yapanlar ve dahi herkes duysun ve işitsin ki" başlığıyla yayınladığı mesajında 7 maddelik bir yanıt sıraladı.</div> <div>Destici’nin açıklamalarında dikkat çeken başlıca ifadeler şunlar oldu: Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, terör sorunu ve siyasi bölücülük meselesi vardır. Kimse hayal kurmasın! Türkiye sınırları içerisinde Kürdistan diye bir yer yoktur ve asla olmayacaktır. Türkiye’de resmi dil ve eğitim dili Türkçedir. Ancak, herkes istediği dilde konuşabilir, yazabilir ve okuyabilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür ve Kürdüyle Türkmeniyle Türk Milleti’nin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu ülkede yaşayan Anâsır-ı İslam’ın kardeşliği, Allah’ın emri ve Hz. Muhammed Mustafa’nın sünnetiyle kaimdir ve başkaca şeylerin lüzumu yoktur. Şakiler her zaman hak ettiği sonu yaşamış ve yaşayacaktır. Bu hususlar asla müzakere edilemez.</div> <div>HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı İshak Sağlam ise, Partisinin düzenlediği “Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı”ndan rahatsız olanlara, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da statükocularla mücadele etmeye devam edeceğiz.” dedi.</div> <div>HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanı İshak Sağlam’ın açıklaması şöyle:HÜDA PAR olarak 15-16 Şubat tarihlerinde Diyarbakır’da “Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı” adıyla bir çalıştay düzenledik. Çalıştayımıza toplumun farklı kesiminden birçok siyasetçi, kanaat önderi, âlim, STK temsilcisi, araştırmacı, yazar ve gazeteci katıldı.</div> <div>Yüzyılı aşkın bir süredir kangren haline gelen Kürt meselesinin çözümü, toplumsal barışın tesisi ve kardeşliğin yeniden inşası için birbirinden değerli görüş ve öneriler sunuldu. Ortaya konulan bu görüş ve öneriler çalıştay sonuç bildirgesi olarak kamuoyu ile paylaşıldı. </div> <div>Bu vesile ile çalıştaya katılarak katkı sunan ve değerli fikirlerini kamuoyu ile paylaşan bütün katılımcılara şükranlarımızı sunuyorum.</div> <div>Bu çalıştayda;-Çözüm adresinin Meclis ve siyaset kurumu olduğu deklare edildi. -40 yıldan beri süre gelen şiddet sarmalının çözüme hizmet etmediği ve çözümün önünde engel olduğu belirtilip mahkûm edildi.-Türk Kürt kardeşliği hiçbir muğlaklığa mahal bırakmayacak bir şekilde vurgulandı.-Herkesin defaaten ifade ettiği “Yeni Anayasa” bir kez daha talep edildi.-Kürt meselesinin kalıcı çözümünde ortak payda olan İslam’ın referans alınması gerektiği belirtildi.</div> <div>Bu çalıştayda yapılan tespitler, Kürt meselesinin sebepleri, sonuçları ve çözümüne dair bugüne kadar yapılan ender çalışmalardan biri olarak yerini aldı. Ancak bu meselenin çözümsüzlüğe mahkûm kalmasını isteyen statükocular bu vesile ile kendilerini ele verdiler.</div> <div>Apoletlilerden aşırma tehditvari dil kullananların hedefi her ne kadar bugün HÜDA PAR olarak görülüyorsa da bu dilin hedefinde başta seçilmiş hükümeti temsilen Ak Parti olmak üzere tüm sivil siyaset bileşenleri olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Zehir akıtan bu dili elimizin tersi ile itiyor, muhtıra sevdalıları için gereken idari ve hukuki işlemlerin geciktirilmeksizin uygulanmasını talep ediyoruz.</div> <div>Çalıştayın verdiği genel mesaj aslında devletin kendi toplumu ile barışması talebidir. Ancak statükocular, devletin kendi toplumu ile barışmasına asla izin vermek istemezler. Bunun doğru anlaşılmasını istemeyenler İstiklal Mahkemelerinin tekrar kurulması hevesine kapıldılar. Bu statükocular var oldukça Kürt meselesinin çözülmesini beklemek abesle iştigaldir.</div> <div>Bu çalıştaytan rahatsız olanlar, açıktır ki şiddet sarmalının bitmesine, çözüm adresinin siyaset kurumu olmasına, kardeşliğin tesis edilmesine ve adil bir anayasanın yapılmasına karşı olanlardır.Bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da statükocularla mücadele etmeye devam edeceğiz. </div>