Diyarbakır’da geçmişi yüzyıllara dayanan geleneksel el sanatlarından çömlekçilik, değişen yaşam koşulları ve azalan talep nedeniyle her geçen gün biraz daha unutuluyor. Kentte dört kuşaktır çömlekçilik yapan Mehmet Özkartan ise ailesinden miras kalan mesleği sürdürerek zanaatın son temsilcileri arasında yer alıyor.
Çocuk yaşlarda babasının yanında çamurla tanışan Özkartan, yıllar içinde çömlek yapımının inceliklerini öğrenerek mesleği devraldı. Ailesinin uzun yıllar geçimini bu zanaattan sağladığını belirten Özkartan, bugün ise aynı ilgiyi görmenin mümkün olmadığını ifade etti.
Çömlekçilikte ustalık çamura şekil vermekle bitmiyor
Çömlek yapımında kullanılan kilin hazırlanmasının büyük önem taşıdığını anlatan Özkartan, özellikle hamurun içerisindeki hava kabarcıklarının giderilmesinin ürünün dayanıklılığı açısından kritik olduğunu söyledi.
İyi yoğrulmayan ve havası tam olarak alınmayan kilin fırınlama sırasında çatlayabileceğini belirten Özkartan, bir çırağın meslekte ilerlediğini gösteren önemli aşamalardan birinin de bu işlem olduğunu dile getirdi.
Hazırlanan kil çark üzerinde şekillendirildikten sonra ürünler kurumaya bırakılıyor. Kurutma işleminin ardından çömlekler yüksek sıcaklıktaki fırınlarda pişiriliyor. Özkartan, kullanılan yönteme ve ürüne göre fırın sıcaklığının 800 ila 1200 derece arasında değiştiğini, bazı ürünlerde ise sırlama işleminin ardından ikinci kez fırınlama yapıldığını aktardı.
Bir zamanlar siparişlere yetişemiyorlardı
Çömlekçiliğin geçmişte Diyarbakır’da çok daha fazla rağbet gördüğünü anlatan Özkartan, özellikle Ramazan ayında yoğun bir hareketlilik yaşandığını söyledi.
Geçmiş yıllarda yalnızca bir Ramazan ayında 200-300 civarında çömlek sattıklarını belirten Özkartan, o dönemlerde siparişleri karşılamakta zorlandıklarını ifade etti. Günümüzde ise geleneksel çömleklere yönelik talebin oldukça azaldığını kaydeden usta, mesleğin eski günlerini aradığını dile getirdi.
Özkartan, dört kuşaktır sürdürülen çömlekçiliğin bugün geçmişe göre çok daha az ilgi gördüğünü belirterek, mesleğin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda endişeli olduklarını söyledi.
Diyarbakır’ın geleneksel el sanatları arasında önemli bir yere sahip olan çömlekçilik, azalan talebe rağmen ustaların çabasıyla yaşatılmaya çalışılıyor. Ancak yeni neslin bu mesleğe yönelmemesi ve günlük yaşamda çömlek kullanımının azalması, yüzyıllardır sürdürülen zanaatın geleceğini belirsiz hale getiriyor.