Kahramanmaraş merkezli ve 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü yaklaşırken, depremin hissedildiği iller arasında yer alan Diyarbakır’da mikrofonumuzu vatandaşlara uzattık. O geceyi yaşayan vatandaşlar, yaşadıkları korku dolu anları ve kentte gösterilen dayanışmayı anlattı.
“Pijamalarımızla araçlarda sabahladık”
Deprem anını anlatan Ali İhsan Ender, yaşanan panik ve sonrasında ortaya çıkan dayanışmanın unutulmaz olduğunu belirterek şunları söyledi:“6 Şubat sabahı saat 04.00 gibi şiddetli sarsıntılar hissettik. Panikle çocuklarımızı alarak evden çıktık. Hava çok soğuktu, pijamalarımızla araçlarda bekledik. Şehirde bazı binaların yıkıldığını, arama kurtarma çalışmalarının başladığını radyodan ve yakınlarımızdan duyduk. Ailemi güvenli bir yere bıraktıktan sonra Galeria önüne gittim. Orada insanların toplandığını, ekiplerin ve devlet kurumlarının vatandaşlara yardım dağıttığını, AFAD’ın arama kurtarma çalışmalarına başladığını gördüm. O günü hiç unutmam. Tanısın tanımasın herkes tek bir kişi gibi hızlı hareket ediyordu. Vatandaşlar elinden geldiğince ekiplere yardım etmeye çalışıyordu.”
Ender, müdahalenin çok hızlı gerçekleştiğini vurgulayarak, “Yıkımdan dakikalar sonra ekipler olay yerindeydi. Diyarbakır’da bazı hayırsever kafeler, marketler ve restoranlar hemen mekânlarını açarak dışarıda kalanlara sıcak alan ve çay sağladı. Birliğimiz ve beraberliğimiz sayesinde o günleri atlattık. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin, Rabbim bir daha böyle acılar yaşatmasın.” dedi.
“Herkes nefesini tutup bir ses bekliyordu”
Deprem sonrası toplanma alanlarında yaşananları aktaran Zeki Bağlar ise şunları söyledi:“Ani sarsıntıyla uyandık. Şehir Stadyumu toplanma alanı olduğu için oraya gittik ancak çok kalabalıktı. Bunun üzerine Ticaret Borsası’nın Siverek yolu üzerindeki alanına geçtik ve orada kaldık. Şehrimizde hasar diğer illere göre daha azdı. Hatay, Adıyaman ve Malatya’daki yıkımı sonradan televizyonda gördük, çok ağladık. Sağ olsun müdahaleler çok hızlı oldu. Sıcak çay, battaniye ve yiyecekler dağıtıldı.”
Bağlar, yıkım alanlarında yaşanan insanlık tablosuna da dikkat çekerek, “Ailelerimizi güvenli alanlara aldıktan sonra yıkılan binaların olduğu yerlere gittik. Yakınlarını enkaz altından çıkarmayı bekleyen ailelere yardım etmeye çalıştık. Tanısın tanımasın herkes ekiplere destek oldu. En küçük bir ses duyduğumuzda nefesimizi tutup ekiplere yer gösterdik. Allah bir daha yaşatmasın. Çok şükür geride kaldı ancak insanımızın zor anlarda birbirine olan bağlılığı her şeyin önüne geçti.” diye konuştu.
“Birlik ve beraberlik acıyı hafifletti”
Deprem gecesini iki kez 7’nin üzerinde sarsıntı yaşayarak geçirdiklerini belirten Yusuf Çelik de şu ifadeleri kullandı:“Öncelikle 6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah gani gani rahmet eylesin, kalanlara sabır ve selamet versin. Çok zor bir geceydi. O günleri insanımızın birlik ve beraberliği sayesinde atlattık. Ancak sonrasında fırsatçıların ortaya çıkması, kira, battaniye ve ısıtıcı fiyatlarının artırılması depremzedeleri zor durumda bıraktı. Keşke her şey Allah rızası için daha uygun hale getirilebilseydi.”
Çelik, birçok esnafın örnek bir davranış sergilediğini vurgulayarak, “Pek çok esnaf ve mekân sahibi vatandaşları ücretsiz ağırladı, çorba, yemek ve çay ikram etti. Ben TOKİ’de oturuyorum ve sağlamlığına güveniyordum. Ailemi evde bırakarak depremzedelere yardım edebilmek için yıkım alanlarına gittim, çay ve çorba dağıttık. Rabbim bir daha o günleri yaşatmasın.” dedi.
Acılar unutulmadı, dayanışma hafızalarda kaldı
6 Şubat depreminin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Diyarbakır’da o gece yaşanan korku, kaygı ve dayanışma duygusu hâlâ hafızalardaki tazeliğini koruyor. Vatandaşlar, yaşanan acıların unutulmaması ve benzer felaketlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.