Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde bulunan asırlık taş fırında, modern teknolojiden uzak, tamamen el emeğine dayalı yöntemlerle Diyarbakır ekmeği üretimi tüm hızıyla sürüyor. Yıllara meydan okuyan fırında, hamurun yoğrulmasından pişirilmesine kadar tüm aşamalar geleneksel usullerle gerçekleştiriliyor.
Hamur Leğeninden Taş Fırına Uzanan Emek
Fırın ustası Mevlüt Aslan, mesleğini uzun yıllardır aynı fırında sürdürdüğünü belirterek, günümüzde ekmek üretiminde teknolojinin yaygınlaştığını ancak kendilerinin bu geleneği yaşatmaya devam ettiğini söyledi. Aslan, “Yıllardır fırın ustalığı yapıyorum. Bu fırın uzun yıllardır Sur ilçesinde hizmet veriyor. Teknoloji gelişti, artık pek çok fırında makineler kullanılıyor. Biz ise hamur leğeninden oklava ile açmaya, pişirmeden ekmeğin tüm evrelerine kadar her aşamayı el emeğiyle yapıyoruz,” dedi.
Odun Ateşinde Taş Fırın Lezzeti
Ekmeğin taş fırında ve odun ateşiyle pişirildiğine dikkat çeken Aslan, bu yöntemin lezzeti doğrudan etkilediğini ifade etti. “Fırınımız taş fırın ve odun ateşiyle çalışıyor. Odun ateşinde pişen ekmek çok daha fazla talep görüyor. Dumanı üzerinde, lezzeti yoğun Diyarbakır ekmekleri üretiyoruz,” diye konuştu.
Günlerce Küflenmeden Dayanıyor
Diyarbakır ekmeğini diğer ekmeklerden ayıran en önemli özelliğin dayanıklılığı olduğuna vurgu yapan Aslan, yoğurma tekniği ve hamur mayasının bu noktada belirleyici olduğunu söyledi. Aslan, “Aslında net bir fark yok gibi görünse de yoğrulma şekli, hamurun mayası sayesinde Diyarbakır ekmeği günlerce küflenmeden tüketilebiliyor. Uzun süre dayanıklı olması nedeniyle vatandaşlardan yoğun talep görüyor,” ifadelerini kullandı.
Tırnak ve Baklava Dilimi Şekliyle Sofralarda
Ekmeğe uygulanan şeklin de lezzete katkı sağladığını belirten Mevlüt Aslan, “Ekmeğe tırnak çekiyoruz ya da baklava dilimi şeklinde yapıyoruz. Bunun temel sebebi, ekmeğin içerisine koyduğumuz yağın hamur içinde daha iyi dağılması ve ekmeğe ekstra lezzet katmasıdır,” dedi.
Asırlık taş fırında, sıfır teknolojiyle sürdürülen bu geleneksel üretim, Diyarbakır’ın kültürel mirasını yaşatırken, sofralara da geçmişin lezzetini taşımaya devam ediyor.