Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde sokak arasında kurulan küçük bir tezgâh, kentte üretmenin ve emeğin yaş sınırı olmadığını gösteren renkli bir hikâyeye sahne oluyor.
İlkokul çağındaki küçük girişimci, kendi elleriyle hazırladığı boncuk bileklikleri satarak okul harçlığını çıkarmaya çalışıyor. Satış standı olarak ise büyük bir sermaye ya da dükkân değil, plastik bir kasa kullanıyor.
Bileklik yapmayı ablalarından öğrendi
Bileklik yapımını mahallede kendisinden büyük kızlardan öğrendiğini anlatan çocuk, başlangıçta birkaç bileklik hazırlayarak satışa çıkardı. Elde ettiği parayı yeniden malzeme almak için kullanan küçük girişimci, zaman içerisinde farklı renk ve boyutlarda boncuklarla ürünlerini çeşitlendirdi.
Okuldan kalan zamanlarında bileklik hazırlayan çocuk, özellikle hafta sonlarında satış yapıyor. Tarihi Sur sokaklarından geçen yerli ve yabancı ziyaretçilerin de renkli bilekliklere ilgi gösterdiğini belirtiyor.
Plastik kasa küçük dükkâna dönüştü
Cumartesi ve pazar günleri sokağa çıkardığı plastik kasayı küçük bir satış noktasına dönüştüren çocuk, hazırladığı bileklikleri üzerine diziyor. Her bir bilekliği 20 liradan satışa sunan küçük girişimci, hafta sonlarında günde yaklaşık 15 ila 20 bileklik sattığını söylüyor.
Elde ettiği parayı biriktiren çocuk, kazancının bir bölümünü okul harçlığı olarak kullanırken, bir bölümüyle de yeni bileklikler yapmak için boncuk ve ip satın alıyor.
Turistlerin ilgisi dikkat çekiyor
Bilekliklerinin özellikle Sur’un tarihi sokaklarından geçen turistlerin ilgisini çektiğini ifade eden küçük girişimci, satışlarının hafta sonlarında arttığını dile getiriyor.
Kendi emeğiyle hazırladığı ürünleri satmanın kendisini mutlu ettiğini belirten çocuk, okul çıkışlarında da fırsat buldukça üretmeye devam ediyor.
Sur’un tarihi dokusu içerisinde plastik bir kasa üzerine dizilen rengârenk bileklikler, hem sokaktan geçenlerin dikkatini çekiyor hem de küçük yaşta üretime başlayan bir çocuğun kendi emeğiyle harçlığını kazanma çabasını gözler önüne seriyor.