Ana içeriğe geç
NEDİM DEMİR
NEDİM DEMİRKöşe Yazarı

Peki Ya Asıl Kasım Nasıl Olacak?

Diyarbakır’da yağmur başladı… Sokaklar ıslanıyor, kaldırımların üzerinde biriken sular şehrin telaşına eşlik ediyor.

Diyarbakır’da yağmur başladı… Sokaklar ıslanıyor, kaldırımların üzerinde biriken sular şehrin telaşına eşlik ediyor. Esnaf dükkânının önünde yağmurun dinmesini beklerken vatandaş, bir an önce sığınacak bir yer arıyor. Gökyüzü griye bürünürken kadim şehir, sonbaharın o tanıdık yüzüyle yeniden karşılaşıyor.

Daha kasım ayına girmedik ama Diyarbakır’da kasımın havası şimdiden hissedilmeye başladı.

Peki, asıl kasım geldiğinde bizi nasıl günler bekliyor?

Diyarbakır’da yağmur, yalnızca toprağı ıslatan birkaç damladan ibaret değildir. Bazen kurak geçen günlerin ardından toprağa umut olur, bazen de hazırlıksız yakalanan şehirde günlük hayatı zorlaştırır. Özellikle yağışın şiddetlendiği saatlerde yollar, kaldırımlar ve altyapı yeniden gündeme gelir. Vatandaşın aklındaki soru ise değişmez: Bu yağmur ne kadar sürecek, şehir kışa ne kadar hazır?

Yağmurun bereketi de var, sınavı da…

Yağmur, çiftçi için umut, toprak için can, kuraklıkla mücadele eden bölgeler için önemli bir nimettir. Ancak aynı yağış, gerekli tedbirler alınmadığında günlük hayatı zorlaştırabilir. Su birikintileri, kaygan yollar, ulaşımda yaşanan aksamalar ve işine yetişmeye çalışan insanların telaşı, yağmurlu günlerin Diyarbakır’daki diğer yüzüdür.

İşte tam da bu nedenle mesele yalnızca yağmurun yağıp yağmaması değil, şehrin yağmura ne kadar hazır olduğudur.

Yağmur yağmadan önce temizlenmesi gereken mazgallar, kontrol edilmesi gereken su tahliye hatları ve önlem alınması gereken noktalar var. Vatandaşın beklentisi de büyük değil: Yağmur bereket getirsin, günlük hayatı çileye dönüştürmesin.

Asıl kasım kapıda…

Takvimler kasım ayını gösterdiğinde Diyarbakır’da havanın daha da soğuması, yağışlı günlerin yaşanması ve sabah saatlerinde sisin kendini göstermesi mümkün. Ancak kasımın nasıl geçeceğini şimdiden kesin olarak söylemek doğru olmaz. Çünkü sonbaharın geri kalanını belirleyecek olan, gün gün değişen hava koşulları olacak.

Bir yanda Sur’un dar sokaklarında yağmur altında yürüyen insanlar, diğer yanda iş yerinin önündeki suyu temizlemeye çalışan esnaf… Şehrin bir köşesinde sıcak bir çay eşliğinde yağmuru seyredenler, başka bir köşesinde eve bir an önce ulaşmaya çalışanlar…

Diyarbakır’ın sonbaharı biraz da böyle yaşanır. Biraz telaş, biraz özlem, biraz da yağmurun ardından gelecek güzel günlerin beklentisi…

Diyarbakır kışa hazır mı?

Asıl soruyu belki de burada sormak gerekiyor. Kasım gelmeden başlayan yağışlar, şehrin kış hazırlıklarını yeniden hatırlatıyor. Belediyelerden altyapı çalışmalarına, sürücülerden yayalara kadar herkesin üzerine düşen sorumluluklar bulunuyor.

Sürücülerin yağışlı havalarda hızlarını düşürmesi, yayaların kaygan zeminlere karşı dikkatli olması ve su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde tedbirli davranması gerekiyor. Yetkililerin de yağış öncesinde gerekli kontrolleri yapması, olası sorunlara karşı hazırlıklı olması büyük önem taşıyor.

Çünkü mesele yalnızca bir yağmurlu günü atlatmak değil, önümüzdeki kış mevsimini güvenli ve sorunsuz geçirebilmek.

Kasım henüz gelmedi ama Diyarbakır’a sonbahar kendini hatırlattı. Şimdi gözler gökyüzünde, kulaklar yağmurun sesinde…

Bakalım bu yıl kasım, Diyarbakır’a bereketini mi getirecek, yoksa soğuğu ve yağışıyla daha fazla hazırlık yapmamız gerektiğini mi hatırlatacak?

Bunu zaman gösterecek. Ama bir gerçek var: Yağmurun bereketinden faydalanmak için şehrin de kışa hazır olması gerekiyor.

Diyarbakır’da kasımın nasıl geçeceğini hep birlikte göreceğiz. Dileğimiz, yağmurun bereket getirmesi, soğuğun kimseyi mağdur etmemesi ve kadim şehrimizin kışı hazırlıklı karşılamasıdır.