Rahmetin İzinde: Baharın Son Ayına Girerken
- 29-04-2026 00:20
- 29-04-2026 00:21
- 1
Bu yıl rahmet kapıları açıldı. Yağan her damla, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda Yüce Allah’ın kullarına bir lütfu, bir ikramı olarak toprağa düştü. Kuruyan yürekler, çatlayan topraklar ve umudunu yitirmeye yüz tutmuş gönüller, bu yağmurlarla birlikte yeniden can buldu.
Yağmur, inanan için sıradan bir hadise değildir. Her damlasında bir hikmet, her inişinde bir emir vardır. Rabbimiz dilediğinde indirir o yağmuru; kimi zaman bir imtihan, kimi zaman bir müjde olarak… Bu yıl yağan bereketli yağmurlar ise adeta bir hatırlatmaydı: Dua eden ellerin boş kalmadığını, sabredenlerin karşılıksız bırakılmadığını bir kez daha gördük.
Tarlalar yeşerdi, barajlar doldu, doğa kendini yeniledi. Ama belki de en önemlisi, insanın iç dünyasında yaşanan değişimdi. Çünkü yağmur sadece toprağa değil, kalbe de düşer. Bir şükür vesilesidir aslında. Her damla, “Verene hamdolsun” demek için bir sebeptir.
Baharın son ayına girerken, bu rahmet ikliminin kıymetini daha iyi anlamalıyız. Belki de biraz daha fazla dua etmeli, biraz daha fazla şükretmeliyiz. Çünkü bereket sadece yağmurla değil; o nimetin farkına varmakla çoğalır.
Bugün elimizi semaya kaldırıp şunu sormanın vaktidir: Biz bu rahmete ne kadar layık olduk? Yağmur yağdığında sadece camdan izleyen mi olduk, yoksa her damlada Rabbimizi hatırlayanlardan mı?
Unutmamak gerekir ki; gökyüzü kendi kendine vermez. Her şey bir emrin, bir takdirin sonucudur. Ve o emir geldiğinde, en kurak topraklar bile yeşerir.
İşte şimdi, baharın son günlerine yaklaşırken bize düşen bellidir: Şükretmek, korumak ve kıymet bilmek… Çünkü rahmetin devamı, şükrün samimiyetinde gizlidir.
Ve belki de bu bahar bize en büyük dersi verdi:
