<div>İnsan ömrü boyunca sayısız hesabın peşinde koşar. Banka hesabını kontrol eder, ticaretinin kârını hesaplar, çocuklarının geleceğini planlar, emekliliğini düşünür. Gün gelir, bir liralık açığın bile hesabını sorar. Fakat aynı insan, çoğu zaman bir ömrün hesabını vermek üzere yaratıldığını unutur.</div> <div>Oysa Kur’an, insanın dikkatini tam da bu noktaya çeker:</div> <div>“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Haşr, 59/18)</div> <div>Bu ayette geçen “yarın”, takvim yapraklarındaki ertesi gün değildir. O yarın; kabirdir, mahşerdir, hesap günüdür, Allah’ın huzurunda bütün perdelerin kalkacağı gündür. Kur’an, insana “Başkalarının ne yaptığına bak.” Demez; “Sen yarın için ne hazırladığına bak.” Buyurur. Çünkü kurtuluş, başkalarının kusurunu saymakla değil, kendi kusurunu görebilmekle başlar.</div> <div>Bugün teknoloji sayesinde dünyanın öbür ucunu görebiliyoruz; ama ne yazık ki kalbimizin en karanlık köşelerini göremiyoruz. Başkalarının hatalarını büyüten gözlerimiz, kendi kusurlarımız karşısında çoğu zaman körleşiyor. Dilimiz kolayca eleştiriyor; fakat vicdanımız aynı cesaretle kendisini yargılayamıyor.</div> <div>İşte nefis muhasebesi, insanın kendi içine yaptığı en uzun yolculuktur. Bu yolculukta alkış yoktur, gösteriş yoktur, seyirci yoktur. Sadece kul ve Rabbi vardır.</div> <div>Peygamber Efendimiz ﷺ bu gerçeği şöyle ifade etmiştir:</div> <div>“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir. Aciz kişi ise nefsinin arzularına uyan, sonra da Allah’tan boş temennilerde bulunandır.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25; İbn Mâce, Zühd, 31)</div> <div>Ne kadar dikkat çekicidir! Resûlullah ﷺ aklı diploma ile, makamla veya servetle ölçmüyor. Gerçek akıllıyı; her gün vicdan mahkemesinde kendisini sorgulayan, yaptığı iyiliği de kötülüğü de tartan insan olarak tarif ediyor.</div> <div>Bugün birçok insanın vakti var; ama kendisiyle baş başa kalacak cesareti yok. Telefonlarımızın şarjını her gün kontrol ediyoruz; peki imanımızın gücünü, ihlasımızın seviyesini, kalbimizin yönünü ne zaman kontrol ediyoruz?</div> <div>Hz. Ömer’in şu sözü, nefis muhasebesinin adeta özeti gibidir:</div> <div>“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin; büyük hesap günü gelmeden amellerinizi tartın.”</div> <div>Bu söz sadece ahirete hazırlık değildir; aynı zamanda huzurlu bir hayatın reçetesidir. Çünkü kendisini sorgulayan insan kibirlenmez. Hatasını kabul eder. Özür dilemeyi bilir. Tevbeyi geciktirmez. İnsanlara karşı merhametli olur; çünkü kendi eksiklerini görmüştür.</div> <div>Büyük âlim Hasan-ı Basrî de şöyle der:</div> <div>“Mümin, nefsinin üzerinde bekçi gibidir. Allah için kendisini sürekli hesaba çeker.”</div> <div>Gerçekten de mümin, kendi kalbinin nöbetçisidir. Gözünden çıkan her bakışı, dilinden çıkan her sözü, kulağına giren her sesi, elinden çıkan her işi sorgular. Çünkü bilir ki insanı büyüten, hatasız olması değil; hatasını fark edip Allah’a yönelmesidir.</div> <div>Nefis muhasebesi, insanı ümitsizliğe sürükleyen bir hesaplaşma değildir. Aksine rahmete açılan bir kapıdır. Rabbimiz, samimiyetle kendisine yönelen kullarını affedeceğini müjdelemiştir:</div> <div>“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Zümer, 39/53)</div> <div>Belki de günün sonunda kendimize şu soruları sormalıyız:</div> <div>Bugün kimi sevindirdim?</div> <div>Kimin gönlünü kırdım?</div> <div>Allah beni bugün görseydi, hangi amelimden razı olurdu?</div> <div>Hangi sözüm melekler tarafından sevinçle yazıldı, hangisi pişmanlıkla?</div> <div>Eğer bu gece son gecem olsaydı, Rabbimin huzuruna çıkmaya hazır mıydım?</div> <div>Bu soruların cevabı, hayatımızın gerçek bilançosudur.</div> <div>Unutmayalım ki mahşer günü bize insanların hakkımızdaki kanaati sorulmayacak; Rabbimizin huzuruna hangi kalple çıktığımız sorulacaktır. Dünya, insanın başkalarını tanıdığı yerdir; ahiret ise insanın kendisini tanımasının sonucudur.</div> <div>Her akşam birkaç dakikalık nefis muhasebesi yapmak, belki de bir ömrün en kârlı yatırımıdır. Çünkü kendisini her gün hesaba çeken kimse, Allah’ın izniyle en büyük hesap gününe hazırlıklı çıkar. Dünyanın bütün muhasebeleri bir gün kapanacaktır; fakat vicdanın ve ahiretin muhasebesi sonsuza kadar değerini koruyacaktır. Allah’a Emanet Olun.</div>