USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Diyarbakır’da Gecenin Sessizliğini Kim Bozuyor?

Diyarbakır’da gecenin ilerleyen saatleri…

Şehrin büyük bölümü dinlenmeye çekilmiş, evlerde çocuklar uyumuş, sabah işe ve okula gidecek insanlar günün yorgunluğunu atmaya çalışıyor.

Tam o sırada bir silah sesi…

Ardından birkaç havai fişek patlaması…

Ve gecenin sessizliği bir anda bozuluyor.

Aslında mesele sadece çıkan ses değil. Mesele, o sesi çıkaran kişinin karşısındaki insanları hiç düşünmemesi.

Diyarbakır’da son dönemlerde gece saatlerinde silah ve havai fişek seslerinden rahatsız olan vatandaşların şikâyetleri giderek artıyor. Kimi vatandaş çocuğunun korkarak uyandığını söylüyor, kimi yaşlıların tedirgin olduğunu belirtiyor, kimi ise “Gece yarısı bu gürültüye neden mecbur bırakılıyoruz?” diye soruyor.

Burada güvenlik güçlerimizin görevini elbette unutmamak gerekiyor. Vatandaşın huzur ve güvenliği için gece gündüz görev yapan ekiplerimiz var. Ancak toplumsal huzurun yalnızca kolluk kuvvetlerinin çabasıyla sağlanamayacağını da hepimizin kabul etmesi gerekiyor.

Biraz da kendimize bakmamız lazım.

Silahın eğlence aracı olmadığını, havai fişeğin de gece yarısı herkesin kullanabileceği bir oyuncak olmadığını artık anlamamız gerekiyor.

Bir insanın birkaç dakikalık eğlencesi, başka bir ailenin bütün gecesini zehir edebilir.

Belki siz havai fişeği patlatırken eğleniyorsunuz ama yan apartmanda bebeğini uyutmaya çalışan bir anne-baba var.

Belki siz silah sesini önemsemiyorsunuz ama o anda evinde yaşlı bir insan, hasta bir vatandaş veya korkan bir çocuk olabilir.

Şehirde birlikte yaşıyoruz.

Aynı sokakları, aynı parkları, aynı mahalleleri paylaşıyoruz.

O halde birbirimizin huzuruna da saygı göstermek zorundayız.

Diyarbakır’ın ihtiyacı olan şey gürültü değil, huzur.

Zaten bu şehirde geceleri insanların güven içerisinde yürüyebilmesi, ailelerin parklarda ve caddelerde rahatça vakit geçirebilmesi hepimizin ortak isteği.

Bunun için devletin kurumları görevini yaparken vatandaşın da kendi sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor.

Çünkü huzur sadece başkasından beklenen bir şey değildir.

Huzur, biraz da bizim davranışlarımızla başlar.

Gece yarısı silah sıkan, havai fişek patlatan veya çevresindeki insanların rahatsız olacağını bile bile gürültü yapanlara söyleyecek tek sözümüz var:

Bu şehir sadece sizin değil.

Biraz duyarlılık…

Biraz empati…

Biraz da komşuya, çocuğa, yaşlıya ve topluma saygı.

Diyarbakır’ın geceleri silah ve havai fişek sesleriyle değil, huzuruyla anılması hepimizin elinde.