Dün Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Diyarbakır'da da okulların son zili çaldı. Yaklaşık dokuz ay süren eğitim maratonunun ardından yüz binlerce öğrenci karne alarak yaz tatiline çıktı. Kimi büyük bir sevinçle evine koştu, kimi ise karnesindeki notları düşünerek sessizce okul bahçesinden ayrıldı.
Oysa karne, çoğu zaman ona yüklediğimiz anlamdan çok daha fazlasıdır.
Bir çocuğun bir yıl boyunca gösterdiği çabanın küçük bir özetidir belki ama ne onun zekâsını ne karakterini ne de geleceğini belirleyen tek ölçüdür. Bunu en çok da biz yetişkinlerin hatırlaması gerekiyor.
Diyarbakır'da dün okul bahçelerinde birbirine sarılan arkadaşlar, çocuklarının fotoğraflarını çekmek için heyecanla bekleyen aileler ve emeklerinin karşılığını almaya çalışan öğretmenler vardı. Her biri farklı bir hikâyenin kahramanıydı. Kimi öğrenci takdir belgesiyle gururlandı, kimi ise "Seneye daha iyisini yapacağım." diyerek yeni bir umut taşıdı.
Aslında eğitim sadece matematik, Türkçe ya da fen bilgisi öğretmiyor. Paylaşmayı, sabretmeyi, arkadaşlığı, başarısızlık karşısında yeniden ayağa kalkmayı da öğretiyor. İşte gerçek başarı da tam burada başlıyor.
Karne günü bazı evlerde hediyeler dağıtılırken bazı evlerde maalesef kırıcı sözler söylenebiliyor. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey, kıyaslanmak değil anlaşılmaktır. Düşük notlar, sert eleştirilerle değil doğru rehberlikle yükselir. Bir çocuğun özgüvenini birkaç dakikada yıkmak mümkünken, yeniden inşa etmek yıllar alabiliyor.
Şimdi önümüzde uzun bir yaz tatili var. Bu tatil yalnızca dinlenme zamanı değil; çocukların aileleriyle daha fazla vakit geçireceği, kitap okuyacağı, oyun oynayacağı, doğayı keşfedeceği ve çocukluğunu yaşayacağı kıymetli bir dönem olmalı. Çünkü çocukluk, telafisi olmayan en değerli zaman dilimidir.
Diyarbakır'ın tarihi sokaklarında bisiklet süren, Hevsel Bahçeleri'nin yeşiline bakan, mahalle arasında top peşinde koşan her çocuk, aslında geleceğin doktoru, öğretmeni, mühendisi, gazetecisi ya da sanatçısı olabilir. Onların bugün yaşayacağı güzel anılar, yarının güçlü bireylerini oluşturacaktır.
Karne günü geride kaldı. Şimdi yapılması gereken; başarıyı alkışlamak, eksikleri ise sevgiyle tamamlamaktır. Çünkü eğitim, notlarla değil; umutla, emekle ve güvenle büyür.
Tüm öğrencilere iyi tatiller, öğretmenlere emekleri için teşekkür, velilere ise sabır ve anlayış dolu bir yaz diliyorum. Yeni eğitim yılında daha güçlü hayallerle, daha büyük hedeflerle yeniden buluşmak dileğiyle…