?>

Sıcak Değil, Adeta Bir Yaşam Sınavı

NEDİM DEMİR

4 saat önce

Yaz mevsimi, Diyarbakır'ın kaderidir derler. Ancak bu yıl yaşananlar artık alışılmış yaz sıcaklarının çok ötesine geçti. Kentin birçok noktasında termometreler 45 dereceyi gösterdi. Sokaklar boşaldı, asfalt erime noktasına geldi, insanlar gölge aramaktan başka çare bulamadı. Uzmanlar da sıcak hava dalgasının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğine dikkat çekiyor.

Eskiden yaz akşamlarının ayrı bir bereketi vardı. Mahalle aralarında çocuk sesleri yükselir, insanlar kapılarının önüne sandalyelerini atıp serin bir nefes almaya çalışırdı. Şimdi ise geceler bile sıcak. Klima olmayan evlerde yaşlılar, kronik hastalar ve çocuklar adeta sıcağa karşı mücadele veriyor.

Bu sıcaklık sadece insanı bunaltmıyor; doğayı da yoruyor. Kuruyan toprak, azalan su kaynakları, artan yangın riski ve susuz kalan canlılar, iklim değişikliğinin artık uzak bir ihtimal değil, kapımızdaki gerçek olduğunu gösteriyor. Her geçen yıl biraz daha sıcak geçen yazlar, geleceğe dair ciddi sorular sorduruyor.

Diyarbakır gibi sıcak iklim kuşağında bulunan şehirlerde artık yeni çözümler konuşulmalı. Daha fazla yeşil alan, gölgelik yürüyüş yolları, serinleme noktaları, su tasarrufu projeleri ve iklim dostu şehir planlamaları artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Çünkü mesele yalnızca birkaç derecelik sıcaklık artışı değildir. Mesele; çocuklarımızın sağlığı, yaşlılarımızın yaşam kalitesi, çiftçinin emeği ve bu şehrin geleceğidir.

Belki bugün yine güneş batacak. Belki akşam biraz esinti çıkacak. Ama asıl soru şu: Önümüzdeki yazlar daha mı sıcak olacak? Eğer bugünden gerekli adımları atmazsak, cevap ne yazık ki hepimizin tahmin ettiği gibi olabilir.

Diyarbakır sıcağa alışkın bir şehir olabilir. Ancak hiçbir şehir, tedbir alınmayan bir geleceğe alışmak zorunda değildir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI