USD
00,00
EUR
00,00
USD/EUR
1,000
ALTIN
0.000,00
BİST
0.000,00

Alevler Sadece Ormanı Değil, Geleceğimizi de Yakıyor

Yaz ayları geldiğinde ne yazık ki aynı acı tabloyla yeniden karşılaşıyoruz. Bir yanda yükselen sıcaklıklar, diğer yanda ihmal, dikkatsizlik ya da kasıt… Sonuç ise değişmiyor; kül olan ormanlar, yok olan canlılar ve geride kalan büyük bir sessizlik.

Bir orman yandığında sadece ağaçlar yanmaz. Kuşların yuvaları, yaban hayvanlarının yaşam alanları, toprağın bereketi ve çocuklarımızın geleceği de alevlere teslim olur. Bir ağacı yeniden yetiştirmek yıllar alırken, yok etmek için birkaç dakikalık bir kıvılcım yetiyor.

Bugün Lice'de, dün başka bir şehirde… Yangınların adresi değişiyor ama acısı değişmiyor. Her yangından sonra "geçmiş olsun" diyoruz. Oysa asıl ihtiyaç duyduğumuz şey, yangın çıkmadan önce alınacak önlemler ve toplum olarak göstereceğimiz duyarlılıktır.

Ormanlık alanlarda söndürülmeden atılan bir sigara izmariti, gelişigüzel yakılan ateş ya da bırakılan cam şişeler büyük felaketlerin başlangıcı olabiliyor. Bu nedenle ormanları korumak yalnızca devletin ya da ekiplerin görevi değildir; hepimizin ortak sorumluluğudur.

Yangın çıktığında canla başla mücadele eden itfaiye ekipleri, orman işçileri, AFAD personeli, güvenlik güçleri ve gönüllüler büyük fedakârlık gösteriyor. Ancak en büyük başarı, hiç yangın çıkmamasını sağlamaktır.

Unutmamalıyız ki bize miras kalan ormanlar, çocuklarımızdan ödünç aldığımız bir emanettir. O emaneti koruyamazsak, gelecek nesillere bırakacağımız sadece küle dönmüş hatıralar olur.

Ormanlar nefesimizdir. Nefesimizi korumak için bugün göstereceğimiz dikkat, yarın yaşayacağımız felaketleri önleyebilir. Bir kıvılcımın nelere mal olacağını unutmadan hareket edelim. Çünkü yanan her ağaç, aslında hepimizin kaybıdır.Bu yazıyı istersen daha sert, daha duygusal veya daha gazeteci üslubunda da yeniden kaleme alabilirim.

o sohbet