Hayatta en çok can yakan kayıplar, gürültüsüz olanlardır.
Ne bir vedası vardır, ne de büyük bir kırılma anı…Sadece yavaş yavaş eksilir bazı insanlar.
Önce eskisi kadar aramazlar.Sonra sohbetler kısalır.Bir süre sonra gülüşleri hatıra olur.Ve bir gün fark edersin:Hayatındalar ama yoklar.
Bu bir ayrılık değildir.Bu, sessiz bir uzaklaşmadır.
İnsan bazen anlatamadığı için gider.Bazen anlaşılmadığını hissettiği için susar.Bazen de çok yorulduğu için artık kendini saklar.Kimseye yük olmak istemez, kimseyi üzmek istemez…Ama kendi içinde ağır ağır kaybolur.
En acısı da şudur:Bu insanlar güçlü görünür.“İyiyim” derken gözleri başka şey anlatır.Sorulmasını bekler ama sormaz kimse.Çünkü herkes kendi telaşındadır.
Bazı insanlar hayattan kopmaz,hayatın içinden silikleşir.
Bir gün eski bir fotoğrafa bakarsın,bir kahkaha donmuştur karede.“Ne çok gülüyormuş” dersin.Oysa o gülüş, belki de son güçlü savunmasıydı.
Bu yüzden bazen durup bakmak gerekir.Yanımızdakilere gerçekten bakmak…Ses tonuna, susuşuna, gözlerine…
Çünkü herkes yardım istemez.Bazıları sadece fark edilmek ister.
Ve bazı insanlar,ancak tamamen eksildiklerindene kadar yer kapladıkları anlaşılır.